Palamut Balığı hakkında bilgi

Palamut Balığı hakkında bilgi

Palamut Balığı hakkında bilgi

Ülkemiz sularında olduğu kadar diğer denizlerde de ekonomik değeri yüksek balıklar arasında sayılan ve Scombridae familyasının en yaygın türü olan palamut-torik balıkları (Sarda sarda) genellikle sıcak ve ılıman denizlerin kısmen açık kesimlerinde, kısmen de sahil bölgelerinin orta sularında yaşarlar. Mevsimsel olarak, genellikle büyük sürüler halinde, uzun mesafeler üzerinde göç ederler. İlkbahar aylarında yemlerini önlerine katıp, beslenmek üzere Karadeniz’e çıkış yapmaya başlayan palamut sürüleri, sonbahardan itibaren İstanbul Boğazı’nı geçip Marmara’ya, oradan da kışı geçirmek üzere Akdeniz’e kadar inerler. Havaların sonbaharda ılıman gitmesi halinde İstanbul Boğazı ve Marmara’ya bir süre için yayılıp bu bölgelerde av verirler.

Palamut balıklarına ülkemizde boy ve yaşlarına göre çeşitli isimler verilmiştir.
Boyları 12-16 cm.’e kadar olanlarına “palamut vonozu”,
16-22 cm.’e kadar “kestane palamutu”,
22-28 cm.’e kadar “palamut”,
35-40 cm.’e kadar “zindandelen”,
40-45 cm.’e kadar olanlarına “torik”,
45-55 cm.’e kadar “sivri”,
55-65 cm. ‘e kadar “altıparmak” ve
65 cm.’den büyük olanlara da “peçuta” denilmektedir.

Palamutlar saldırgan, yırtıcı, hızlı yüzebilen ve çok hareketli balıklardır. Başlıca besinleri sürü halinde gezen uskumru, kolyoz, hamsi, çaça, istavrit, gümüş ve sardalya gibi balıklardır. Av ve beslenme sırasında küçük balık sürülerinin peşinden su yüzeyine yaklaştıkları, doyduklarında ise derin sulara doğru indikleri tespit edilmiştir.

Palamut lezzetli bir balıktır. Çeşitli yemekleri yapıldığı gibi tuzlu (lakerda), kurutulmuş füme ve konserve olarak da yenir. Çeşitli ağ ve oltalarla, gece ve gündüz olmak üzere avı yapılır.

Palamut balıklarının genellikle sırtları koyu mavi, yanları gümüşi ve karınları beyaz renktedir. Türleri ve yaşlarına göre gövdelerinde arkadan öne, sırttan karın hizasına doğru, meyilli veya dikine siyahımsı çizgi ve bantlar taşırlar. Koyu mavimsi veya esmerimsi olan yüzgeçler muntazam olmasına rağmen gövdeye oranla oldukça küçüktür. Kuyruk yüzgeci çatal biçimindedir. İkinci sırt yüzgeciyle anüs yüzgecinden kuyruğa doğru yedi-on adet yalancı yüzgeç (pinnül), kuyruk sapının dibinde de birer çıkıntı bulunur. Füze biçiminde bir gövde yapısına sahip palamut balığının pulları ufaktır. Kafası ve çeneleri uzunca, ağzı büyüktür. Çenelerinde sivri ve batıcı dişler bulunur. Gözleri gövdesine oranla küçük, burun delikleri gözlerinin ön tarafındadır.

Palamut oldukça süratli yüzen bir balıktır. Saatte 10-12 deniz miii katedebilir. Ani olarak durabiiıir ve dönüş yapabilir. Yüzme kesesi yoktur. Bu familyadaki türler genellikle sahillerin 2-10 mil kadar açıklarında 15-100 m. ‘ye kadar olan derinliklerde gruplar halinde toplanıp üremelerini sürdürürler.

Güney bölgelerimizde üreme nisan-mayıs aylarında olurken Karadeniz’de mayıs- haziran ve hatta ağustosa kadar sürdüğü belirtilmektedir. 400.000-600.000 yumurta bırakabilen bu balıkların yumurtaları pelajik olup 1-1.8 mm. çapındadır. Kuluçka süreleri dört-altı gündür. Yumurtadan çıkan larvalar önceleri planktontarla, daha sonraları da küçük balıklarla beslenirler Büyümeleri hızlı bir seyir takip eden bu larvalar, türlerine göre eylül veya ekim başlarında 5-15 cm. boya erişebilirler.

Çapariler:

Çapariler çingene palamutu için beden 0.50. köstekler 0.40 numara parlak beyaz naylondan hazırlanır. 25 cm. ‘lik kösteklere 9 no. kalaylı iğneler veya 4/0 kalaylı iğneler takılır. Genellikle 35-50 köstekten meydana gelen çaparilerin iğnelerine martının, kazın göğüs tüylerinden veya beyaz horozun boyun tüylerinden kırmızı ibrişimle üç-dört adet bağlanır.

Palamutlar büyüdükçe çapariyi daha sağlamlaştırmak için köstekler 0.60-0.70, bedenler ise 0.70-0.80 naylondan yapılır. Tabii olta kalınlaştıkça iğneler de büyür. Bu kez aynı kalitelerde 7-8 no. kalaylı veya 5/0-6/0 kalaylı iğneler kösteklere bağlanır.

Çaparinin olta kısmı 100-120 no. naylondan yapılır ve 40-50 kulaç uzunluğunda olur. Kasnak diye adlandırılan mantarlı tahtaya sarılır. Oltanın ucuna 5cm. ‘lik bir fırdöndü takıldıktan sonra çift kat 0.80 misinadan bir kulaç uzunluğunda “kolçak” adını verdiğimiz kasalı bir parça aynı fırdöndüye kasalanır. Kolçağın diğer ucuna yine 5 cm.’lik bir fırdöndü takıldıktan sonra bu fırdöndüye de beden takılır. Çaparinin ucundaki kasaya da çift ilmek yapılarak iskandil takılır. Suların durumuna ve balığın akış yüksekliğine göre iskandiller 200-400 gr. arasında değişir. 2 mil süratle motorla gezilir.

Hepimizin bildiği gibi lüfer, palamut, torik gibi dişli balıklar eylül ve ekim aylarında başlıca yemleri olan kraça, istavrit, hamsi, aterina gibi küçük balıkları önlerine katarak Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na inişe geçerler. Bu sırada hem yemlenirler, hem de Boğaz kıyısından yünlü zokalarını pırıl pırıl parlatmış amatör balıkçılara av verirler.

Yünlü:

Yünlüler gümüş, hamsi ve istavrit balıkları biçiminde 40-120 gr. ağırlığında, 8-14boyunda kurşundan dökülmüş zokalardır. Bazı yünlülerin ortasına bir delik açılır ve buraya horozun kuyruk veya boyun tüy lerinden iki adedi kibrit çöpüyle sıkıştırılmak suretiyle takılır. Tüyler yem balığının yüzgeçlerini andırdığından bu tür yünlüler daha avcı olarak kabul edilir.

Yünlülerde kullanılan iğneler 2/0-6/0 no.’lardır. Palamut kıyıya yakın oynağa kalkıyorsa, yünlünün iğnesine 20-25 cm. uzunluğunda 2/O’lık iğneli ve üç horoz tüyü bağlanmış bir-iki adet köstek takılır ve birden fazla palamut alma imkanı doğar.

Yünlüler kıyıdan akıntılı sulara 50-70 metre fırlatmak, diplemesini bekledikten sonra 6-7 kulaç sayıp süratle çekip bırakmak suretiyle kullanılır.

Yünlü zokasına 1-1.5 kulaç, 0.40-0.60 no. misina bağlandıktan sonra bu beden 2-3 cm.’lik fırdöndüyle 0.60-0. 80 no. el oltasına bağlanır. Böylelikle yünlü takımı ava hazır olur.

Balığın boyuna göre takımdaki zoka, iğne, fırdöndü ve misina numarası büyütülür veya küçültülür.

Av Sırasında Dikkat Edilecek Noktalar:

— Yem balıklarının kıyıdaki davranışlarına dikkat ediniz.
Süratle ve adeta kıyıları yalarcasına yüzen istavrit, kıraça sürüleri varsa veya hamsi sürü halinde kıyıya bir yaklaşıp, bir uzaklaşıyorsa açığında muhtemelen palamut, torik, lüfer veya kofana var demektir.
— Yünlü zokanızın cam istekayla iyice mazgallanıp cıvayla parlatılmış olması, üzerinde diş izleri bulunmaması gerekir.
Av sırasında torik veya palamut yünlüyü dişler. Her atış ve çekişte yünlüyü kontrol ediniz, matlaşma varsa yine takım kutunuzda olan bir güderiyle parlatınız.Sarıdan dökülmüş nikelajlı yünlü zokalar bu bakımdan daha avantajlıdır.
— Zokanızı elle veya kamışla atarken etrafınıza ve özellikle arkanızda bulunan kişilere dikkat ediniz. Balık heyecanıyla istenmeden çok kötü kazalar olabilir. Yünlü zokayı havada döndürerek fırlatmayınız. Bedeni biraz kısaltıp yünlüyü sol elinizde, fırdündüyü sağ elinizde tutup sol elle hız alıp, sağ elle atabilirsiniz.
— Yünlüye bedeni bağlamadan deliğinde çapak olmamasına dikkat ediniz, varsa kalın bir misinayı delikten bir kere geçirip ileri geri hareket ettirerek temizleyebilirsiniz. Atışlar sırasında çapaklar misinayı yıpratır ve balığı çekerken istemeyerek hem zokayı hem balığı kaybedebilirsiniz.
— Birkaç atıştan sonra bedeni fırdöndüye bağlayan düğümü kontrol ediniz. Bu dügümler de bir süre sonra yıpranabilir.
— Avlanırken yeri suyla ıslatınız. Oltanızı çekerken mümkün olduğu kadar dağıtmadan bu yerde toplayıp üstüne basmamaya dikkat ediniz.
Balığın tay yaptığı anda oltanın rüzgSrdan dağılarak karışması, oldukça tatsız bir olaydır.
— Oltanızın gamını mutlaka alınız. Bu da karışmayı önleyecektir.
— Misinanınızın herhangi bir yerinde düğüm olmamasına dikkat ediniz. Düğüm misinanızın bir süre sonra kopmasına veya karışmasına sebep olabilir.
— Palamut avlanırken ince bir takıma torik takılabilir. Kullanarak kıyıya kadar getirdiğiniz toriği birden kaldırıp yüksek rıhtıma almak risklidir. Beden ince olduğu ve balık da çok iri olduğu için kopabilir. Av sırasında bir el kakıcı veya bir kepçe o anda işinize çok yarayacaktır.
— Av sırasında kıyıdan geçen motorlara dikkat ediniz.

Palamut çaparisi üzerine..

Palamut için, çapari kullanımı biraz karışık bir konudur. Palamut çok, av azsa, 10′lu istavrit çaparisine bile palamutların dolduğu görülebilir. Ama bu durum nadiren gerçekleşir, zira palamut avın çok olduğu yere süratle gider, avın az olduğu yerde oyalanmaz.

Yem çok (veya yeterince), palamutta çok ise, ki palamut genelde çok olur hep, o zaman durum değişir. Zira palamudun sürü güdüleri çok kuvvetlidir. Bu durumda palamut sürüyü iyice sarar, etrafını çevirir, kaçacak yer bırakmaz, yemi silip süpürür.

İşte palamutun bu avcı davranışı, palamut çaparisi için kritik bir husustur. Bu davranış bilhassa göç yaptıkları zaman görülür. Büyük palamut sürüleri oluşur. Dİğer zamanlarda, bu sürüler yunus, orkinos vs. saldırıları yüzünden genelde daha küçük olurlar. Ayrıca, henüz vanoz kıvamında olan küçük palamutlar, yoğun sürüleşme eğilimi göstermezler.

Bizim için kritik olan, bu sürülerin büyüklüğüdür. Zira, eğer çapariniz sürüyü kendine cezbedecek kadar cazip değilse, sürü ile çapari çakışmadığı sürece doğru dürüst verim alamazsınız. Çaparinin, sürü, bilhassa göç zamanı oluşan büyük sürüyü çekmesinin yolu, çok fazla iğneye sahip olmasıdır. Bu nedenle, ciddi manada palamut çaparisi avında, yüzlerce iğneli çapariler tercih edilir. 100 iğne, onlarca kilo balık eder ve amatör çapını bir hayli aşar. Evet, koca sürüyü çekecek kadar büyük çapariniz varsa, öyle 4-5 palamut çekilmez genelde, bütün sürü birden saldırır ve sonuç ziyadesiyle birebir dolmuş bir çapari olur.

100 ve altı iğneye sahip çaparilerle palamut avcılığı yapmaya çalışmak, ancak, sürünün için çapariniz dalarsa verimli olacaktır. Ve 100 iğneyle amatör balıkçılık yapılmaz. Yapılsa da (tebliğlerde çapari iğne sınırı yok maalesef) bu gibi 100 iğnede 100 palamut olan takımla başetmek amatörü biraz aşar. Kıyıdan zaten kullanılmaz, teknede ise, özel müştemilat gerektirir.

Bu nedenle, daha iyi teknikler denemek gerekir. Ve daha iyi teknik, daha küçük, daha portatif bir takımla, daha geniş bir sahayı taramak demektir. Bu işe en uygun yöntem ise, teknede sırtı çekmek, fly, rapala vs. kullanmaktır. kıyıdan ise, çeşitli fly düzeneklerini sahte gibi kullanmak, bazı yemli takımlar, iyisinden sahte balık (rapala) ve hızlı sarım, bilhassa ağır kaşıklar gibi teknikler daha verimli olur.

Göç periyotları dışında, palamutlar kestane iken vs. sürüleşme gene vardır, ama sürü uyumu o kadar net değildir. Büyük ve tam süsürleşmiş sürülerde, sürü toplu ve planlı hareket eder. Alttan yaklaşır ve dipten yem sürüsünü çevirir. Ama küçük sürüler, ufak palamutlar bunu yapabilecek kritik kütleye erişemedikleri için, genelde daha agresif olurlar, ufak tefek çaparilere vs. bol bol atlarlar. İkişer üçer çapariyle yakalanabilirler.

Fakat, eğer bu küçük/küçüklerden oluşmuş sürü, büyük bir yem kaynağı bulmuş, kalabalık olmadıkları için, çeviremeden, yemeye devam ediyorsa, işte o zaman iş bir hayli çetrefilleşir. Genel olarak bu durumda, palamut son derece nazlı olur. Bu nazı, ancak çok iyi aksiyon gösteren sahteler, özellikle fly takımları ile, canlı yemlerle kırılabilir. Böyle bir imkanınız yoksa, palamutlar suyun üstünde dans ederken siz sadece seyredersiniz.

Elbette bu halde, tek tük, şanslı olanlar, çeşitli şekillerde palamut alabilecektir. Ama iyi bir balıkçı, işini şansa bırakmayan adamdır..

Palamut avında, büyük çaparilerden sonra en etkin malzeme, Fly nevinden sahtelerdir. Amanin, fly, biz kim, onu bağlamak kim, hem o garip alet edavattan da yok, bir sürü ek masrafa, gibi burun kıvırmayın. Palamut için kullanılacak fly modelleri, olası en basit paternlere sahiptir. Hatta çoğu zaman, sürekli kullandığımız şu tüyler vs. de biraz fly tekniğiyle çok verimli hale gelebilirler.

Aşk Sözleri

İşiniz bittiyse Oyun oynayabilirsiniz...
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Facebookta bizi bulun
Sponsorlu Bağlantılar
Aşk Sözleri