Molla Zeyrek Camii

Molla Zeyrek Camii

Molla Zeyrek Camii

Molla Zeyrek Camii, İstanbul’un Fatih ilçesindeki Zeyrek Sinanağa Mahallesi, İbadethane Sokağında bulunmaktadır. Bizans dönemine ait ünlü büyük Pantokratoras Manastırı’nın Hz. İsa’ya sunulmuş kilisesi iken, Fatih Sultan Mehmet tarafından önce medrese haline getirilmiştir. Fatih Medreseleri yapılınca Zeyrek Medresesi lağvedilip cami olarak kalmıştır. İlk müderrisi Zeyrek Mehmed Efendi olduğu içen Zeyrek Medresesi ve Cami olarak şöhret bulmuştur. Kendisi bitişiğindeki zaviyede medfundur. İsmide Vakfiye ye Zeyrek Medresesesi olarak geçmiştir. Caminin kapısı üzerindeki kitabede (1124) 1118 tarihinde başlanılıp (1136) 1143 tarihinde bitirildiği ve 1453 yılında camiye çevrildiği yazılmaktadır.

Molla Zeyrek Camii, birbirine irtibatlı üç kiliseden meydane gelmiştir. Kuzey ve güney kiliselerinin planmarı aynı olup, her biri subbeli olan üç mahfili bulunmaktadır. Kubbe kasnağında ise 12 pencere vardır. Bir narteksi olup XIV. Yüzyılda birde boş narteks eklenmiştir. Diğeri ise iki kilise arakında tek sashınlı bir şapel şeklinde olup iki kubbelidir. Bu manastarı XII. yüzylılda kurduran Komnenas sülalesi mensuplarının mezar şapelidir. Camiye tehvilinden sonra, birinci kısma duvarı oyularak mihrap ve sağ tarafına da tuğladan tek şerefeli bir minare yapılmıştır. Alt pencereler genişletilerek karanlıktan kurtarılmaya çalışılmıştır. Güney tarafında tonozlu üç Osmanlı hücresi ve hankah bulunmaktadır.
Burası, Akşemseddin, Emir Buhari ve birçok Halveti ve Şabaniye Şeyhinin dergahı olmuştur. İhata duvarında yedi satırlık talik bir kitabe Akkşemsiddin’in buradaki hatıralarını yadetmektedir.

Molla Zeyrek Camiinin zamanla yıpranan minber ve mihrabı yenilenmiş olup tarihi bir değer taşımaktadır. Mihrabı alçı kaplama, minberi mermer, kürsüsü ise ahşaptır. Kadılar ve Müezzinler mahfili olmayan caminin, hünkar mahfili vardır. Cami XVIII. Yüzyıl ortalarında her halde büyük zelzeleden sonra büyük ölçüde tamir geçirmiş, bu arada kubbeleri taşıyan sütunların yerlerine bugün görülen Barok üslubundaki payeler ile mihrap ve hünkar mahfili yapılmıştır. 1969 yılında üçüncü bölümüyle, giriş cephesi tamir gören caminin Abdest alma yerleri ve tuvaleti yeterlidir. İstifade edilemeyen bir kuyusu vardır. Caminin, kent siluetine egemen olan doğu cephesi, anıtsal değer taşımaktadır. Çok harap durumda olan bu cephenin restorasyonuna 2004 yılında UNESCO desteğiyle başlanmış, 2005 yılında sürdürülmüştür. Vakıflar Genel Müdürlüğü caminin tümünün onarımı için kaynak ayırmıştır. Çalışmalar 2011 yılında da devam etmektedir. Caminin avlusundaki çeşme, meşhur kırk çeşmelerdendir. Cami yakınında Zembilli Ali Efendi ile Cemali Efendi ‘nin türbeleri vardır.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar