Nedim Sözleri, Nedim Şiirleri, Nedim Beyitleri, Nedim Aşk Şiirleri ve anlamları.
Nedim, Osmanlı döneminde yaşamış ünlü bir Türk şairidir. Divan edebiyatının önemli temsilcilerinden biridir ve özellikle şiirlerinde aşk, doğa ve insan ilişkileri gibi konuları işlemiştir. İşte Nedim’e atfedilen bazı etkileyici sözler:
Nedim Sözleri
Nedim Meyhane mukassi görünür taşradan amma, bir başka ferah başka letafet var içinde.
Nedim Bir elinde gül bir elinde cam geldin sâkıyâ kangisin alsam guli ki câmı yâ seni.
Gözü yaşlı bir insan, kuru toprağa benzer.
Aşk meylin olursa meylede zebunu olursun.
Güle ruhsarına bakma meğerse tacıdır diken.
İncitme yavuz gelir nesli tenden güzel.
Kimi düşman edinir kimisi hain dost olur.
Kıldan ince, kılıçtan keskin sözlerim var.
Bende mektup yazma ustasıdır aşk yarası.
Gönül düşmüş aşkın kafilesine, düşer bir gün mahbubun peşine.
Aşkın alameti belirir divane çektiğinde.
Bir güzelden ayrılmış her dem mâbûdum, meğersem onda imiş hayalde bulunmam.
Sevda oku yarası büyük çabuk ölürken.
Seni kendime sevdirirsin de bir başkasına.
Her mevsim bana bahar olur vuslatınla.
Gör ki neyler mecaz-ı aşk, öldürür vurur vurur öldürür.
Dost yüzü görmek rızk gibidir gönlüme, ne zaman açılsa kapı, bulaşır biraz sürüme.
Nedim Görmemiştir kimseler canın tenden gittiğini. Ben gözümle gördüm ; işte şu giden canım benim!
Nedim Yok bu şehir içre senin vasfettiğin dilber nedim, bir peri suret görünmüş, hayal olmuş sana.
Ben sordukça böyle nedim’i kim kıldı nâtuvân gösterir mecliste engust ile mînâ seni.
Yok bu şehir içre senin vasfettiğin dilber Nedim, bir peri suret görünmüş, hayal olmuş sana.
Çünkü insanın anlam arayışı onun fıtri bir kabiliyetidir.
Ben sordukça böyle nedim’i kim kıldı nâtuvân gösterir mecliste engust ile mînâ seni.
İnsan hayatı anlamlandırırken fıtratını tatmin etmeyi hedefler…
Yok bu şehir içre senin vasfettiğin dilber Nedim, bir peri suret görünmüş, hayal olmuş sana.
Görmemiştir kimseler canın tenden gittiğini. Ben gözümle gördüm ; işte şu giden canım benim!
Meyhane mukassi görünür taşradan amma, bir başka ferah başka letafet var içinde.
Bir elinde gül bir elinde cam geldin sâkıyâ/ Kangısın alsam güli ki câmı yâ seni.
Görmemiştir kimseler canın tenden gittiğini. Ben gözümle gördüm ; İşte şu giden canım benim!
Bir safa bahşedelim gel şu dil-i na-şada
Gidelim serv-i revanım yürü sa’d-abada
İşte üç çifte kayık iskelede amade
Gidelim serv-i revanım yürü sa’d-abada
Sevdiğim cânım yolunda hâke yeksân olduğum
Iyddır çık naz ile seyrana kurban olduğum
Ey benim aşkında bülbül gibi nâlân olduğum
Iyddır çık naz ile seyrana kurban olduğum
Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi
Lebde serkeş âhlar âteşli hûlar var idi
Bu sehr-i Sitanbul ki bi müslü behadir
Bir sengine yek pâre acem mülkü fedadir
Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana”
Meyhane mukassi görünür taşradan amma, bir başka ferah başka letafet var içinde.
Nedimi bir esîr etmiş işitmiştim/ Sen ol cellad-ı din düşmen-i îman mısın kâfir?
Sâkî nigehin tamam kâr etdi bana
Hayretle cihan yüzünü târ etdi bana
Cahbâya bahane bulma vallah billâh
Nitdiyse o çeşm-i pür-humâr etdi bana
Cümle yâran sana uşşâk olduğun bilmez misin
Cümlenin tâkatları tâk olduğun bilmez misin
Şimdi âlem sana müştâk olduğun bilmez misin
Iyddır çık naz ile seyrana kurban olduğum
Rakkas bu hâlet senin oynunda mıdır
Aşıkların günâhı boynunda mıdır
Doymam şeb-i vaslına şeb-i ruze gibi
Bir sen ü bir ben ü bir mutrib-i pakize-eda
İznin olursa eger bir de Nedim-i şeyda
Gayrı yaranı bugünlük edip ey şuh feda
Gidelim serv-i revanım yürü sa’d-abada
Gülelim oynayalım kam alalım dünyadan
Ma-i Tesnim içelüm çeşme-i nev-peydadan
Görelim ab-ı hayat akdığın ejderhadan
Gidelim serv-i revanım yürü sa’d-abada
Heddeden Geçmiş Nezaket
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana
Sen açıl gül gibi zâr ile hezâr olsun Nedim
Bend bend olsun hâm-ı zülfün şikâr olsun Nedim
Sen salın cânâ yolunda hâksâr olsun Nedim
Iyddır çık naz ile seyrana kurban olduğum
Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n?oldun ne hal olmuş sana
Hele îd oldu ol gül-gonce handân olduğun gördük
Demâg-ı telh-kâmın şekkeristan olduğun gördük
Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın
Belasın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kafir
Bakıp o şûh ile nâz û niyâza meşk ederiz
Gülün tebessümüne bülbülün terânesine
Pek istedi efendimi iydin üçüncü gün
Lütfeyle gel Nedimi’ne kurbânın olduğum
Düşmen ne denlü sahd ise de şâd ol ey Nedim
Seng üzre gösterir zer-î kâmil ayarını
Ey Nedim ey bülbül-ü şeydâ niçin böyle hâmûşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
Açıldı, dilberin ruhsarı gibi leleler, güller
Yakıştı zülf-ü huban veş zemine saçlı sümbüller
Nevasaz olmada bin şevk ile aşufte bülbüller
Çerağan vakti geldi, lalezarın didesi ruşen
Nedim’in bu sözleri, aşkın, dostluğun, insan ilişkilerinin ve doğanın güzelliğinin çeşitli yönlerini yansıtır. Divan edebiyatının incelikli dilini ve derin anlamlarını barındırırlar.
Nedim sözleri Konumuzdan sonra diğer konularımıza da bakabilirsiniz… Semih YAŞAR




































