Abdülhamit sözleri

featured
0
Paylaş

Selam dostlarım, konumuzda Abdülhamid’in zekası için söylenen sözler, Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamit sözleri, Abdülhamid Han Sözleri kısa, Abdülhamid Han son sözleri, Osmanlı sözleri, Abdülhamid Han Sözleri resimli, Necip Fazıl Kısakürek Abdülhamid Han Sözleri, Abdulhamid Han Marşı Sözleri aramalarında sizlere yardımcı olacak şekilde paylaşımlar yapmaya çalışacağız.  

Sultan Abdülmecid’in oğlu olan Abdülhamit Han, 21 Eylül 1842 yılında İstanbul’da doğdu. 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan vefat etmiş, Abdülmecid’in diğer eşi olan ve çocuğu olmayan Piristü Kadın bakmış, Abdülmecid’in ölümünden sonra Abdülhamit Han’ın eğitimi ile amcası Abdülaziz yakından ilgilenmiştir.

Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinin ardından Şehzade Murad padişah oldu.

Sultan 5. Murad’ın akli rahatsızlığı giderek artınca meşrutiyet yanlısı Mithat Paşa ve Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, Şehzade Abdülhamid’i ziyaret edip meşrutiyetin ilanı konusunda anlaştı. 31 Ağustos 1876’da 2. Abdülhamid devletin başına getirildi.

2. Abdülhamid, 31 Ağustos 1876 tarihinden tahttan indirildiği 27 Nisan 1909’a kadar geçen yaklaşık 33 yılda devleti yönetti. Bu yıllarda da birçok ilke imza attı.

Abdülhamit Han, 27 Nisan 1909’da tahttan indirilmesinin ardından Selanik’e sürgüne gönderildi. Yaklaşık 3 yıl Selanik’te kalan 99. İslam Halifesi Sultan 2. Abdülhamid Han, İstanbul’a getirildikten sonra 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nın 8 numaralı odasında vefat etti.

Sizler de II. Abdülhamid Han sözleri paylaşmak isterseniz  yorum bölümünden ekleyebilirsiniz. Yorumlarınız bizlere daha iyi paylaşımlar yapmak için yol gösterecektir.

Dostkelimeler.com Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri ve deyimler platformu // Bizleri her türlü sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Konumuzun altında linkler mevcuttur.


Abdülhamit sözleri

Sultan II. Abdülhamit Han Sözleri


Abdülhamit II, Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahıdır ve 1876 ile 1909 yılları arasında hüküm sürmüştür. Abdülhamit’in kişisel sözlerine dair kaynaklarda sınırlı bilgi bulunmaktadır çünkü o dönemde padişahlar genellikle resmi belgelere ve protokole dayalı olarak iletişim kurmuşlardır. Ancak, Abdülhamit dönemi hakkında genel olarak söylenen veya ona atfedilen bazı sözler vardır. İşte bazıları:


Yolunda olmayan kimsenin devletinde ferahlık ve huzur olmaz.


Bir milleti yaşatanlar, o milletin tarihini de yaşatmalıdır.


Devletin bekası için gereken neyse, onu yapmak benim görevidir.


Ben hükümdarım, adaleti yerine getirmek de benim görevimdir.


İnsanları kazanmanın en güzel yolu, onların kalplerine giden yolu bulmaktır.


Halkı memnun etmek için önce Allah’a itaat etmek gerekir.


Tarih, milletlerin büyükleri ve fedakarları tarafından yazılır.


Güçlü olmak, huzur içinde yaşamak demektir.


Herkesin fikrine saygı göstermek, devletin birliği ve beraberliği için önemlidir.


Milletimizin refahı ve geleceği için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğim.


Ben Abdestsiz Hiçbir Devlet İşine İmza Atmadım..


Filistin’in kendilerine satılması karşılığında Osmanlı’nın bütün borçlarını tasfiye etmeyi taahhüt eden Yahudilerin önderi Theodore Herzl’a * Bizi yükselten dinimize karşı duyduğumuz büyük aşktır.


Esaretin bir çeşidi de borçlandırmadır.


Kılıçla alınan vatan, para ile satılmaz.


Mesele benim şahsıma hücum etmeleri değil, mesele devletimize hilafet makamına hücum etmeleri.


Ben de bir silah alır, askerle beraber müdafaada bulunurum; ölürsem şehid olurum, ben zaten ölmüş bir adamım.


Hak isteyenin hakkını verin. Baş kaldıranın başını kesin.


Ben abdestsiz hiçbir devlet işine imza atmadım.


Bilmek güzel şeydir. Hele haddini bilmek ise daha güzeldir.


Bizi yükselten, dinimize karşı duyduğumuz büyük aştır.


Bu demiryolunu koruyacak iki şey var: İslam’ın hilali, Türk’ün yıldızı.


Millet birbirini kırıp geçireceğine bırakın beni öldürsün.


Kılıçla alınan vatan, para ile satılmaz.


Beni evhamlı sanıyorlardı, hayır! Ben sadece gafil değildim, o kadar!


Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor!


Ha kendi evlatlarım, ha millet farkı yoktur.


Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor!


Düşmanımın kurtuluş reçetesi öldürmek içindir.


Bize harita çizip ömür biçenler bilsinler ki, Allah izin verdikçe, kainat devri daim ettikçe kimse bu millete pranga vuramayacaktır.


Biz bu sahalardan çekilelim, emin olun ki buralar daimi karışık ve iğtişaş (özü kaybettirilmek istenen) sahalar haline gelecektir.


Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.


Osmanlı eğer Filistin’den çekilirse, orada kıyamete kadar kan durmayacaktır.


Ha kendi evlatlarım ha millet farkı yoktur.


Millet birbirini kırıp geçireceğine bırakın beni öldürsün.


Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!


İcabı halinde donanmayı kaybetmemek için canımı vermeye hazırım.


Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. Onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim.


Yeniden canlanmak için Avrupa medeniyetini taklit değil, gücümüzün esası olan İslamiyet’e dönmek gerekir.


Filistin’i satın almak isteyen yahudileri kapımdan kovduğum için Allah’a şükrediyorum.


Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir.


Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir. Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi, yenilgi kaderdir.


(Vatanımız için) Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem.


İngilizler Osmanlı Halifesinin gücünü unuttukça onlara bunu hatırlatmak çok kolay.


Raylara keçe döşeyin, Peygamberimizin ruhaniyetini rahatsız etmeyiniz.


İcabı halinde donanmayı kaybetmemek için canımı vermeye hazırım.


Ben sadece gafil değildim, o kadar.


Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim.


Beni evhamlı sanıyorlardı HAYIR!


Allah bu hallere sebep olanları kahhâr ismiyle kahretsin. Şimdi devlet ne hale geldi.


Milletim bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir.


Düşmanının kurtuluş reçetesi öldürmek içindir. Esaretin bir çeşidi de borçlandırmadır.


Biz can çekişen bir millet değiliz. Yatağından taşan bir nehire benziyoruz, bizi zinde tutabilecek yegane kuvvet islamiyettir.


Padişah, İttihatçılar için şöyle diyordu: “Devleti on sene idare edebilirlerse ‘bir asır idare edebildik’ diye sevinsinler.”


Biz İstanbul’u Rumlardan zapt ettik. Fetih günü onlar matem tutmak isterler. Biz tezahürde bulunursak onların hissiyatını rencide ederiz. Benim zamanımda bir kere İstanbul’un fethi günü merasim yapmak istediler. Ben bu hissiyat noktasını nazara alarak müsaade etmedim. Bunlar hikmet-i hükümettir. Çünkü hükümet tebaasının hepsinin hissiyatını da rencide etmemeğe çalışmalıdır.


33 sene devletim ve milletim için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah, bunu muhakeme edecek ise Resulullah’tır. Bu memleketi nasıl bulduysam öyle teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Allah’ın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım bütün hizmetime kara çarşaf örmek istediler ve muvaffak da oldular.


İngilizler dünde bugünde yarında dişini etimize geçiren çakaldır. Ya kurt olup çakalları kovalacağız ya koyun olup çürümeye mahkum olacağız.


Ben Bizans İmparatoru Konstantin’den daha az haysiyetli değilim. Biraderim hazretlerine (Sultan V. Mehmet Reşat) bağlılığımı arzediniz. İstanbul’dan çıkmam! Kendisinin de çıkmamasını atalarımızın şerefi adına istirham ederim!


Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!


Göreceksiniz yüzbaşım! İttihatçılar, İstanbul üzerine yürüyüşlerinden cesaret alarak bu devleti birtakım kötü serüvenlere sürükleyecekler, belki de Turancılık gayretiyle veya İslamcılık siyasetiyle korkarım ki hem Çarlık Rusya’sı, hem de Büyük Britanya İmparatorluğu ile aynı zamanda savaşa sokacaklardır.


Doğrusunu isterseniz ben Türküm ama Türkçe havalardan ziyade alafranga havalar, operalar hoşuma gider. Çünkü Türkçe minördür. İnsana uyku getirir. Hem de bizim Türkçe dediğimiz makamlar Türkçe değildir. Yunan’dan Acem’den alınmıştır. Türk çalgısı davul zurnadır.


Ben Bizans İmparatoru Konstantin’den daha az haysiyetli değilim. Biraderim hazretlerine (V. Mehmet Reşat) bağlılığımı arz ediniz. İstanbul’dan çıkmam! Kendisinin de çıkmamasını atalarımızın şerefi adına istirham ederim! (Çanakkale Savaşı sırasında her ihtimale karşı saltanatı Eskişehir’e taşımaya hazırlanan ve Abdülhamit’i İstanbul’da bırakmayıp yanında götürmek isteyen Sultan V. Mehmet Reşat’a, Başmabeyinci Tevfik Paşa aracılığıyla gönderdiği cevap.)



Bu sözler, genel olarak Abdülhamit dönemi ve onun hükümdarlık anlayışı hakkında fikir vermektedir. Ancak, belirli bir sözün ona gerçekten ait olup olmadığını belirlemek için daha fazla araştırma yapmak gerekebilir.



Abdülhamid’in zekası için söylenen sözler

Abdülhamid Han için söylenen sözler


Ne büyük kayıp! Hasmımdı ama onun ölümü ile diplomasi mesleği artık zevkini kaybetti. Büyük Britanya’nın Dışişleri Bakanı Edward Grey


Hayatımda yaptığım en büyük hata, Sultan Hamid’in hal’ine karışmamdır. Elmalılı Hamdi Yazır


Padişah, elindeki bütün imkânları seferber ederek, her fırsatta hayırseverliğini göstermekten kaçınmamaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetleri için yorulma bilmeden çalışmaktadır. Padişahtan korkabilirsiniz, hatta nefret bile edebilirsiniz; ama onun çalışkanlığını ve adaletini inkâr edemezsiniz. Savurganlığa son veren tutumuyla Türk maliyesini ıslah etmiş ve ülkeyi baştanbaşa demir yolu ağıyla döşetmiştir. Türkiye, canlanmasını padişahın enerji, ustalık ve vatanperverliğine borçludur. Sultan Hamid’in bu açıdan değeri, hiçbir şekilde inkâr edilemez. Arminius Vámbery


“Sultan Abdülhamid, Avrupa’da bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim. Zamanın Almanya başbakanı Otto Von Bismarck


II. Abdülhamid’in zekâsı için sözler:

Dünyada 100 gram akıl varsa bunun 90 gramı Abdülhamid’de, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünya siyasilerindedir. Zamanın Almanya başbakanı Otto Von Bismarck


Abdülhamid’i kötülemek cehalettir. Ali Rıza Alp


İlk şaşırmak ilk adımda başladı diyorum. Daire-i hususiye bu mu idi? Halit Ziya Uşaklıgil


Abdülhamit’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır. Necip Fazıl Kısakürek


Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak, halbuki biz sussak tarih susmayacak, tarih sussa, hakikat susmayacak. Sezai Karakoç


Bize ümmetin günahını kendinde bulmak, kendinde yenmek, kendisiyle fenaya erdirmek isteyen ruh dünyasının kahramanları lazımdır. Nurettin Topçu


Padişah Abdülhamit sayesinde Batı âlemi, bilhassa Dışişleri teşkilatları; Halifeye, İslâm âleminin Papası gözüyle bakıyorlardı. Onun bu sıfatla kullanabileceği nüfuzdan çekiniyorlar, hattâ korkuyorlardı. Wanbery


Padişahım gelmemişken yada biz,
işte geldik senden istimdada biz,
öldürürler başlasak feryada biz,
hasret olduk eski istibdada biz.  Süleyman Nazif 



Abdülhamit Sözleri konumuzdan sonra  diğer konularımıza da aşağıdaki linkleri kullanarak bakabilirsiniz.. Semih YAŞAR

Muhammed İkbal Sözleri

Ölüm ile ilgili sözler 

Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Feridüddin Attar Sözleri

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Sosyal Medyada Takip Edebilirsiniz...
Giriş Yap

Dostkelimeler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!