Dostlarım, Sizleri Allah’ın Selamı ile selamlarken, Mehmet Zahid Kotku Hazretlerinin Selâmlaşmanın önemiyle ilgili; “Selâmı yayınız.“ hadîs-i şerîfini açıklarken: “Selâm sâdece iyi dilek ve temennîlerin sözle ifâde edilmesinden ibâret kuru bir görev değildir. Gerçekte selâm, yolda karşılaştığımız bir kardeşimizin ihtiyâcının var olup olmadığını, varsa bizimle giderilebilecek bir tarafının bulunup bulunmadığını, öğrenip elimizden geleni yaptıktan sonra yola devâm edip gitmektir.” buyurduğunu hatırlatmak isterim.
Mehmet Zahid Kotku Hazretleri Nasihat gibi Sözleri Yazımızda Mehmet Zahid Kotku Hazretleri En güzel sözlerini ve sohbetlerinden kesitler paylaşmaya çalışacağız. Nasiplenmek dileklerimizle…
Mehmet Zahid Kotku Hazretleri Nasihat gibi Sözleri
Mü’min geçimlidir. Geçimsiz kimselerde hayır yoktur.
Misafire ikramda israf olmaz.
Cahillik küfre, gözün siyahının beyazına yakınlığından daha yakındır.
Nefsini bilmeyenin Allah Teâlâ’yı bilmesine imkân yoktur.
Mümkün olduğu kadar kimseden bir şey isteme.
Büyüklerin nasihatlerinden birisi de kişinin dilini tutması hakkındadır. Dil iyi olunca bütün âzalar da iyi olurlar. O kötü olunca tabiatiyle diğer âzalar da yoldan çıkmış olurlar.
Muhakkak her gün Kur’an-ı Kerim’den bir bölüm oku.
Kimsede kusur, kabahat arama. İnsanların kendi kusur ve kabahatleri kendisine hem yeter hem de artar. Büyükler, başkalarında kusur ve kabahat görmeyi noksanlık alameti saymışlardır.
Evinden dışarı çıkınca nazar ber kadem et. (Ayakuçlarına bakarak yürü).
Fâni dünyanın hali kederli, yorucu, sıkıntılı, bir günü diğerini uymaz. Her gün bir felaket, bir hastalık, nihayet ihtiyarlık ve arkasından ölüm.
Allahsız insanlar, hayvanlardan, canavarlardan çok daha beterdir. İnsanı insan yapan ancak dindir.
Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri unut.
İslam dini baştan sona hep edeptir.
İnsan, şehvet halinde korkunç bir deli gibidir. Gazab halinde yırtıcı bir canavar kesilir. Musibet halinde çocuk gibi korkak olur. Nimet halinde, Firavun misalidir. Aç kalırsa feryad ve figan basar. Tok olduğu zaman, boş sözler söyler.
İnsana lazım olan gönüldür.
Namaz müslümanın miracı olduğu gibi dinin de direğidir.
Haddini bilmek pek büyük marifet ve özelliktir.
Dünya nasıl fâni (geçiçi) ise, dünyayı ilgilendiren bütün amel ve bilgiler de böyle fânidir. Bir kere gözünü yumdun mu her şey biter, sona erer. Fakat ahiret ilmi, hiç de öyle değildir.
İnsanın insanlığı etten kemikten olan fani vücutla değil, bu et ve kemiğin canı olan gönlü iledir. O gönül olmasa bizim de ne hayvandan, ne cansız varlıklardan bir farkımız olmaz.
Azgın nefislerde her ne kadar ilim olsa da o kişi yine nefsinin esiri olmaktan kendini kurtaramaz. Onun için herkese ve bahusus her ilim sahibine tasavvuf şarttır.
Cennet evine girmeye tâlipsen, şu beş şeyi bırakma:
1. Hiç olmazsa günde 100 sefer istiğfâr eyle.
2. 100 kere Lâ ilâhe illallâh de.
3. 100 kere de “Allâh” celle celâlüh ismini cândan söyle.
4. 100 kere Peygamber Efendimiz’e salavât-ı şerîfe getirmeyi unutma.
5. 100 kere de İhlâs sûresini besmeleyle beraber oku; Kur’ân-ı Kerîm’e de devam eyle. Bizlerden de hâyır duânı eksik etme.
Dua tam bir ibadettir. Çünkü kişi kendisini tam manasıyla Allah u Teâla’ya bağlar, öylece istemeye başlar ve bilir ki Cenâb-ı Hakk her istediğini hem bilir hem kulun yalvarmasını işitir ve hem de ona icabet eder. Onun için Cenâb-ı Hakk’a ihtiyaç zamanlarında dua etmek caizse de asıl dua her zaman ve bilhassa rahatlık zamanlarında yapılan dualardır.
Bizler İslâmı tam mânâsıyla yaşamadıkça,başkalarına sözlerimiz elbette tesir etmeyecektir.
Yalan insanın yüzünü karartır.
Ademoğlunun karnını ancak toprak doyurur.
Zira ilim, okuma ve yazma ile olduğuna göre, dinimiz ilim tahsiline o kadar ehemmiyet vermiştir ki, şimdiye kadar hiçbir kavim ve millet, bu ehemmiyeti gösterememiştir.
Görmez misin ki, yağmur ne kadar çok yağarsa yağsın, tânecikleri hemen birleşir, toplanırlar. Derken dereler, nehirler meydana gelir. Netîcede bunlar barajları doldurur. Enerji santrallerini işletir, arâziyi sular, şehirlerin elektriğini temin ederler. Bu nîmet sâyesinde insanlar rahata kavuşur, işleri kolaylaşır. Bu ne büyük bahtiyarlıktır. Bundan ibret almalı, birlik ve berâberliğimizi temine çalışmalıyız. Tek tek hareket edersek, hepimiz helâk oluruz. Ne kadar dindâr olursan ol, birlik ve berâberliği her işin üstünde tutmadıkça, herkes kendi başına buyruk hareket ettikçe bir yere varılmaz.
Cehalet karanlık, bunaltılı bir havaya benzer. İlim ise gayet berrak, her tarafı gül gülistan.
Aman ya Rabbi! O Ramazan ne kadar tatlı bir aydır. Sen bizleri onun rahmetinden ve onun şefaatinden mahrum etme.
Maalesef, bugün ilmin çokluğu, bolluğu, rahatlığı hepimizi mest etmiş olduğundan artık ibadet yolları daralmıştır.
Cahile verilecek en müessir cevap sükûttur.
Fıkıh ilmini öğrenmeyi istemek, her bir müslüman üzerine vacip üstü vaciptir.
Allah Teala sana hem akıl vermiş, hem göz ki, kainatı görünce mutlaka sahibini arayıp bulasın diye. Eğer bulamıyorsan hakiki gözden ve gönülden mahrumsun demektir.
Kalp var ama kalbin de hayatı var, zikir kalp için çok elzemdir. Ve kalp zikre muhtaçtır.
Cenâb-ı Hakk’ın gücü ve kudreti, hiçbir zaman hesaba ve kitaba gelmez.
Dünya nimetleri hiç şüphesiz gölge gibi yerinde durmadan hemen gitmektedir, ahiret nimetleri ise bakidir, ebedidir. Cennette külfet, meşakkat, hastalık, dert musibet, felaket gibi hiçbir rahatsızlık olmadığı gibi her nimetin sürur ve neşesi daima artarak devam etmektedir.
Mehmet Zahid Kotku Hazretleri Nasihat gibi Sözleri konumuzdan sonra sitemizde mevcut diğer konularımıza da aşağıdaki linklerden kolayca ulaşabilirsiniz. dostkelimeler.com





































