Deprem Haftası hakkında bilgi

Deprem Haftası hakkında bilgi

Deprem Haftası hakkında bilgi

Deprem Haftası 1-7 mart tarihleri arasındadır. Deprem haftası şiirleri ve yazılar

Deprem nedir ve nasıl oluşur?
 
Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir. Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır. Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “SİSMOLOJİ” denir.
 
 
 
Dünyada ve Türkiye’de kaydedilen en büyük depremler
 
DÜNYADA KAYDEDİLEN EN BÜYÜK DEPREM:
 
1900’den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960’ta Şili’de olmuştur. (magnitude 9.5 Mw) 
 
 
TÜRKİYE’DE KAYDEDİLEN EN BÜYÜK DEPREM:
 
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939’da Erzincan’da olmuştur. Geceyarısı olan depremde yaklaşık 33.000 kişi ölmüştür. 
 
Depremin Şiddeti Nedir?
 
Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği’dir. (Modified Mercalli -MM- Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp, bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır. 
 
Depremin Oluş Nedenleri Ve Türleri
Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto’nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
 
Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.
 
Taşküre’nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Üst Manto’da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taşyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.
 
Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto’ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir.
 
İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde olusmaktadır.
 
Yukarıda, yerkabuğunu oluşturan “Levha”ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde olduklarını ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açıldıklarını ve bu olayların meydana geldiği zonların da deprem bölgelerini oluşturduğunu söylemistik.
 
Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir.
 
İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.
 
Depremlerinin olusumunun bu sekilde ve “Elastik Geri Sekme Kuramı” adı altında anlatımı 1911 yılında Amerikalı Reid tarafından yapılmıştır ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır. 
 
Bu kurama göre, herhangibir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.
 
Aslında kayaların, önceden bir birim yerdeğiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır.
 
Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.
 
FAYLAR genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara “Doğrultu Atımlı Fay”denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir.
 
Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da “Egim Atımlı Fay”denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir.
 
Depreme Karşı Acil Durum Önlemleri
Soğukkanlı ol ve güvenli bir yer ara.
– En yakın sıra veya masanın altına saklan.
– Başını bir yastıkla kapat. (Şiddetli bir depremde mobilya vb. cisimler devrilebilir. Bu nedenle başı korumak önemlidir)
– Depremi hissettiğin zaman hemen kapıyı aç. Deprem geçtikten sonra kaçış yolun hazır olmuş olur. (Deprem kapıları çarpıtır ve açılması olanaksız hale getirir.) 
– İçinde bulunduğun odada sığınılacak bir yer ara ve deprem geçinceye kadar orada kal. Cam ve asılı tabela gibi cisimlerin düşmesi sokakta bulunanlar için büyük tehlikedir. 
– Depremi hisseder etmez bütün alevleri söndür. Gaz ocağı ve gaz sobası gibi bütün ısı kaynaklarını söndürmek için acele et. 
– Depremden sonra evi tahliye ederken elektrik sigortasını kapatmayı unutma. (Depremde yere düşen elektrikli aletler yere dökülmüş yanıcı maddelere temaz edebilir)
– Çıkan bütün yangınları söndür. Yangın söndürmek için su veya yangın söndürü kullan. Komşuları uyarmak ve yardımlarını sağlamak için “Yangın Var” diye bağır. (1993 yılında Kushiro açıklarında bir adada meydana gelen depremde çıkan yangınların başlıca kaynağı sobalar olmuştur.)
– Dar sokaklardan, duvarlı sokaklardan, uçurum ve nehir seddelerinden uzak dur. Geçici olarak sağlam bir binaya veya meydana sığın. Ev veya bina saçaklarının altında durma çünkü çatı kiremitleri, tuğlalar veya beton parçaları üstüne düşebilir. Uçurum ve nehir seddelerinden uzak dur çünkü bu gibi yerlerde zemin gevşemiş olabilir ve yarılıp kayabilir.
– Bulunduğun yeri yaya olarak tahliye et ve yanına minimum miktarda kişisel eşya al.
– Kimlik ve sığınma kartını yanına al. 
– Rahat ve bol elbise giy.
– Sırtında yalnız gerekli kişisel eşyanı taşı.
– Yaya olarak sığınma alanına git.
– Otomobil kullanma. Otomobiller trafik sorunu yaratır ve yardım araçlarının gecikmesine yol açar.
– Eğer deniz kıyısında yaşıyorsan şiddetli bir deprem (Sismik cetvelde 4 veya daha yüksek) veya zayıf fakat uzun süren bir sarsıntı hissettiğin zaman hızla daha yüksek bir yere sığın. Radyodan “tsunami” ile ilgili haberleri dinle.
– Dağ ve uçurum diplerinden uzaklaş. Toprak kaymaları depremden kısa bir süre sonra meydana gelir. Tehlikeli alanları mümkün olduğu kadar çabuk tahliye et. Toprak kaymalarının meydana geldiği yerlerden uzak dur.
– Öğrendiğin bilginin doğruluğundan emin ol.
– Söylentilere inanma. Haberleri teyevizyon ve radyodan izle. Büyük depremden sonra söylentiler kulaktan kulağa hızla yayılır. Bunlara inanma. 
– Belediye, itfaiye ve polisin verdiği bilgilere uy.
– Telefonu gereksiz olarak kullanma. Afetin kapsamı hakkında bilgi edinmek için itfaiye v.b. yerleri aramak onların işlerini aksatır.
– İlk yardım için güçlerinizi birleştirin. Eğer çok yaralı varsa acil durum hizmetleri bütün vakalarla başedemez. Hafif yaralı afetzedeler için başkaları ile işbirliği yaparak ilk yardım sağla.
– Kurtarma için güçlerinizi birleştirin. Kişisel veya grup düzeyinde kurtarma faaliyetleri çok önemli rol oynar. Felakete karşı hazırlıklı olmak için evde ve yakınında elfeneri, battaniye, kürek gibi malzeme bulundurulması önerilmektedir. Grup düzeyinde bütün üyelerin kurtarma ekipmanının ve ilk yardım malzemelesinin nerede bulunduğunu bilmesi hayati önemi haizdir.
– Eğer yıkılmış bir bina veya düşen bir cisim altında kalmış birini görürsen diğer grup üyeleri ile gücünü birleştirerek kurtarma faaliyeti başlat. 
– Eğer otomobildeysen derhal otomobili yolun kenarına veya boş bir yere çek ve motoru durdur. Radyodan haberleri dinle. Polisin uyarılarına uy. Anahtarı üstünde bırakarak yaya olarak oradan ayrıl. (Deprem sırasında otomobil kullanmak zordur. Bu, patlak lastikle otomobil sürmeye benzer.)
 
Deprem Türleri
Depremler oluş nedenlerine göre degişik türlerde olabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa baska doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır. Yukarıda anlatılan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle “TEKTONİK” depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında olusurlar.Yeryüzünde olan depremlerin %90’ı bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir. İkinci tip depremler “VOLKANİK” depremlerdir. Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar.Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir.Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve İtalya’da olusan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır. Bir başka tip depremler de “ÇÖKÜNTÜ” depremlerdir. Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan blokunun çökmesi ile oluşurlar. Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarar getirmezler. Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçük sarsıntılara neden olduğu bilinmektedir. Odağı deniz dibinde olan Derin Deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dalgalar oluşur ki bunlara (Tsunami) denir. Deniz depremlerinin çok görüldüğü Japonya’da Tsunami’den 1896 yılında 30.000 kisi ölmüstür
 
Deprem Terimleri ve açıklamaları
 
Şiddet cetvellerinin açıklamasına geçmeden önce, burada kullanılacak terimlerin belirtilmesine çalışılacaktır. Özel bir şekilde depreme dayanıklı olarak projelendirilmemiş yapılar üç tipe ayrılmaktadır:
 
A Tipi : Kırsal konutlar, kerpiç yapılar, kireç ya da çamur harçlı moloz taş yapılar.
 
B Tipi : Tuğla yapılar, yarım kagir yapılar, kesme taş yapılar, beton biriket ve hafif prefabrike yapılar.
 
C Tipi : Betonarme yapılar, iyi yapılmış ahşap yapılar.
 
Siddet derecelerinin açıklanmasında kullanılan az, çok ve pekçok deyimleri ortalama bir değer olarak sırasıyla, %5, %50 ve %75 oranlarını belirlemektedir.
 
Yapılardaki hasar ise beş gruba ayrılmıştır :
 
Hafif Hasar : İnce sıva çatlaklarının meydana gelmesi ve küçük sıva parçalarının dökülmesiyle tanımlanır.
 
Orta Hasar : Duvarlarda küçük çatlakların meydana gelmesi, oldukça büyük sıva parçalarının dökülmesi, kiremitlerin kayması, bacalarda çatlakların oluşması ve bazı baca parçalarının aşağıya düşmesiyle tanımlanır.
 
Ağır Hasar : Duvarlarda büyük çatlakların meydana gelmesi ve bacaların yıkılmasıyla tanımlanır.
 
Yıkıntı : Duvarların yarılması, binaların bazı kısımlarının yıkılması ve derzlerle ayrılmış kısımlarının bağlantısını kaybetmesiyle tanımlanır.
 
Fazla Yıkıntı : Yapıların tüm olarak yıkılmasıyla tanımlanır.
 
Şiddet çizelgelerinin açıklanmasında her şiddet derecesi üç bölüme ayrılmıştır.
 
Bunlardan;
 
a) Bölümünde depremin kişi ve çevre,
 
b) Bölümünde depremin her tipteki yapılar,
 
c) Bölümünde de depremin arazi üzerindeki etkileri belirtilmistir. 
MSK Siddet Cetveli : 
I- Duyulmayan
 : Titreşimler insanlar tarafından hissedilmeyip, yalnız sismograflarca kaydedilirler. 
 
II- Çok Hafif
 : Sarsıntılar yapıların en üst katlarında ,dinlenme bulunan az kişi tarafından hissedilir.
 
III- Hafif
 : Deprem ev içerisinde az kişi, dışarıda ise sadece uygun şartlar altındaki kişiler tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen hafif bir kamyonetin meydana getirdiği sallantı gibidir. Dikkatli kişiler, üst katlarda daha belirli olan asılmış eşyalardaki hafif sallantıyı izleyebilirler.
 
IV- Orta Şiddetli
 : Deprem ev içerisinde çok, dışarıda ise az kişi tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen ağır yüklü bir kamyonun oluşturduğu sallantı gibidir. Kapı, pencere ve mutfak eşyaları v.s. titrer, asılı eşyalar biraz sallanır. Ağzı açık kaplarda olan sıvılar biraz dökülür. Araç içerisindeki kişiler sallantıyı hissetmezler.
 
V- Şiddetli
 : Deprem, yapı içerisinde herkes, dışarıda ise çok kişi tarafından hissedilir. Uyumakta olan çok kişi uyanır, az sayıda dışarı kaçan olur. Hayvanlar huysuzlanmaya başlar. Yapılar baştan aşağıya titrerler, asılmış eşyalar ve duvarlara asılmış resimler önemli derecede sarsılır. Sarkaçlı saatler durur. Az miktarda sabit olmayan eşyalar yerlerini değistirebilirler ya da devrilebilirler. Açık kapı ve pencereler şiddetle itilip kapanırlar, iyi kilitlenmemiş kapalı kapılar açılabilir. İyice dolu, ağzı açık kaplardaki sıvılar dökülür. Sarsıntı yapı içerisine ağır bir eşyanın düşmesi gibi hissedilir.
(b) : A tipi yapılarda hafif hasar olabilir.
(c) : Bazen kaynak sularının debisi değişebilir.
 
VI- Çok Şiddetli 
 : Deprem ev içerisinde ve dışarıda hemen hemen herkes ratafından hissedilir. Ev içerisindeki birçok kişi korkar ve dışarı kaçarlar, bazı kişiler dengelerini kaybederler. Evcil hayvanlar ağıllarından dışarı kaçarlar. Bazı hallerde tabak, bardak v.s.gibi cam eşyalar kırılabilir, kitaplar raflardan aşağıya düşerler. Ağır mobilyalar yerlerini değiştirirler.
(b) : A tipi çok ve B tipi az yapılarda hafif hasar ve A tipi az yapıda orta hasar görülür.
(c) : Bazı durumlarda nemli zeminlerde 1 cm.genişliğinde çatlaklar olabilir. Dağlarda rastgele yer kaymaları, pınar sularında ve yeraltı su düzeylerinde değişiklikler görülebilir.
 
VII- Hasar Yapıcı 
 : Herkes korkar ve dışarı kaçar, pek çok kişi oturdukları yerden kalkmakta güçlük çekerler. Sarsıntı, araç kullanan kişiler tarafından önemli olarak hissedilir.
(b) : C tipi çok binada hafif hasar, B tipi çok binada orta hasar, A tipi çok binada ağır hasar, A tipi az binada yıkıntı görülür.
(c) : Sular çalkalanır ve bulanır. Kaynak suyu debisi ve yeraltı su düzeyi değişebilir. Bazı durumlarda kaynak suları kesilir ya da kuru kaynaklar yeniden akmaya başlar. Bir kısım kum çakıl birikintilerinde kaymalar olur. Yollarda heyelan ve çatlama olabilir. Yeraltı boruları ek yerlerinden hasara uğrayabilir. Taş duvarlarda çatlak ve yarıklar oluşur.
 
VIII- Yıkıcı 
 : Korku ve panik meydana gelir. Araç kullanan kişiler rahatsız olur. Ağaç dalları kırılıp, düşer. En ağır mobilyalar bile hareket eder ya da yer değiştirerek devrilir. Asılı lambalar zarar görür.
(b) : C tipi çok yapıda orta hasar, C tipi az yapıda ağır hasar, B tipi çok yapıda ağır hasar, A tipi çok yapıda yıkıntı görülür. Boruların ek yerleri kırılır. Abide ve heykeller hareket eder ya da burkulur. Mezar taşları devrilir. Taş duvarlar yıkılır.
(c) : Dik şevli yol kenarlarında ve vadi içlerinde küçük yer kaymaları olabilir. Zeminde farklı genişliklerde cm.ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Göl suları bulanır, yeni kaynaklar meydana çıkabilir. Kuru kaynak sularının akıntıları ve yeraltı su düzeyleri değişir.
 
IX- Çok Yıkıcı 
 : Genel panik. Mobilyalarda önemli hasar olur. Hayvanlar rastgele öte beriye kaçışır ve bağrışırlar.
(b) : C tipi çok yapıda ağır hasar, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda yıkıntı, B tipi az yapıda fazla yıkıntı ve A tipi çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Heykel ve sütunlar düşer. Bentlerde önemli hasarlar olur. Toprak altındaki borular kırılır. Demiryolu rayları eğrilip, bükülür yollar bozulur.
(c) : Düzlük yerlerde çokça su, kum ve çamur tasmaları görülür. Zeminde 10 cm. genişliğine dek çatlaklar oluşur. Eğimli yerlerde ve nehir teraslarında bu çatlaklar 10 cm.den daha büyüktür. Bunların dışında, çok sayıda hafif çatlaklar görülür. Kaya düşmeleri, birçok yer kaymaları ve dağ kaymaları, sularda büyük dalgalanmalar meydana gelebilir. Kuru kayalar yeniden sulanır, sulu olanlar kurur. 
 
X- Ağır Yıkıcı 
(b) : C tipi çok yapıda yıkıntı, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda fazla yıkıntı, A tipi pek çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Baraj, bent ve köprülerde önemli hasarlar olur. Tren yolu rayları eğrilir. Yeraltındaki borular kırılır ya da eğrilir. Asfalt ve parke yollarda kasisler olusur. 
(c) : Zeminde birkaç desimetre ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Bazen 1 m. genişliğinde çatlaklar da olabilir. Nehir teraslarında ve dik meyilli yerlerde büyük heyelanlar olur. Büyük kaya düşmeleri meydana gelir. Yeraltı su seviyesi değişir. Kanal, göl ve nehir suları karalar üzerine taşar. Yeni göller olusabilir.
 
XI – Çok Ağır Yıkıcı 
(b) : İyi yapılmış yapılarda, köprülerde, su bentleri, barajlar ve tren yolu raylarında tehlikeli hasarlar olur. Yol ve caddeler kullanılmaz hale gelir. Yeraltındaki borular kırılır.
(c) : Yer, yatay ve düşey doğrultudaki hareketler nedeniyle geniş yarık ve çatlaklar tarafından önemli biçimde bozulur. Çok sayıda yer kayması ve kaya düşmesi meydana gelir. Kum ve çamur fışkırmaları görülür.
 
XII- Yok Edici (Manzara Değişir) 
(b) : Pratik olarak toprağın altında ve üstündeki tüm yapılar baştanbaşa yıkıntıya uğrar.
(c) : Yer yüzeyi büsbütün değişir. Geniş ölçüde çatlak ve yarıklarda, yatay ve düşey hareketlerin yön miktarları izlenebilir. Kaya düşmeleri ve nehir versanlarındaki göçmeler çok geniş bir bölgeyi kaplarlar. Yeni göller ve çağlayanlar oluşur.
 
 
 
Deprem haftası şiirleri;
 
DEPREM
 
Gürültü kopar uzaktan, 
Sular fışkırır topraktan.
İnsanlar yolu bulamaz, 
Oluşan bir karanlıktan… 
 
Bu bir depremin sesidir.
Bir canavar nefesidir… 
Karanlık kaplar her yeri. 
Bilmem kentin neresidir? 
 
Anne ağlar, yavrum diye, 
Çocuk ağlar, annem diye. 
İnsanların hepsi şaşkın… 
Bakamazsın bu sahneye. 
 
Elimizden bir şey gelmez, 
Bu felâket hiç sevilmez. 
Bu sarsıntı yer küreden…
Daha önceden bilinmez. 
 
Sağlam temel sağlam evler, 
Sözüm size mimar beyler. 
Sağlam yapın her binayı!
Yıkılmasın kentler, köyler!
 
Halkım hiç acı çekmesin, 
Artık gözyaşı dökmesin! 
Sağlam yapın her binayı, 
Deprem bize kükremesin! 
 
Çok üzgünüm acılardan, 
Kurtulalım sancılardan… 
Çığlıklara dönüp bakın,
Ders alalım buncalardan.
 
İbrahim ŞİMŞEK
 
 
 
KONUT DEYİNCE
 
Konutumuz sağlam olsun, 
Depremde hiç yıkılmasın. 
Gece-gündüz neşe dolsun, 
Kem gözlerle bakılmasın. 
 
Konutumuz geniş olsun. 
Eşyalara yer bulunsun. 
Merdivenler dar gelirse, 
Asansörden çıkış olsun. 
 
Konutumuz temiz olsun, 
Pencereler geniş olsun.
Her adaya güneş girsin, 
Perdesinde korniş olsun. 
 
Her durağa yakın olsun, 
Mobilyamız takım olsun. 
Gürültüden çok uzakta. 
Konutumuz sakin olsun. 
 
Aylık gelir dolgun olsun, 
Kira, biraz uygun olsun. 
Çarşılara gitmek zordur, 
Manava da yıkın olsun. 
 
Her köşede oyuncaklar, 
Bahçesinde salıncaklar, 
Mahallemizde çocuklar, 
Benimle arkadaş olsun. 
 
Bahçesinde çiçek açsın, 
Ağacında kuşlar ötsün, 
Komşularla hep birlikte, 
Günlerimiz güzel geçsin.
 
İbrahim ŞİMŞEK
 
 
 
VERİN ZAVALLILARA (DEPREM)
 
Depremde yıkılmış bir köy… Şu yanda bir çatının
Çürük direkleri dehşetle fırlamışötede
Çamur yığıntısına benzeyen bir zemin katının
Yıkık temelleri gözüküyor uzakta bir ev
Yere doğru eğilmiş hemen yıkılıp gidecek
Önünde bir kadın…Of artık istemem görmek!
Bu levha yüreğimin çarpması içinse yeter;
 
Tevfik FİKRET
 
DEPREM
 
Deprem olur dört bir yanda
Enkaz altında kalır tüm insanlar
Pek üzücü bir olayda olsa
Razı olmalı tüm canlılar
 
Yasla eşyaları duvara
Düşmesin başımıza
Enkazda kalınca
Korur sivil savunma
Deprem anında
Çömelecek yerin olsun
Başını yaralama
Acını arttırma
Yararalanınca sarar yaranı
Zor durumda kalınca
Bundan biri enkazdır
Deprem olunca
Nerede olacağı bilinmez
Yolda veya okulda
Rastlar her zamanda
Sen hazırlıklı ol
Zorlukolmasın başımıza
Deprem anında
Calın yada malın gider
Enkaz altında
Deprem çantasını hazır tut
El fenerini unutma
Hele yemek önemlisi
İlk yardım çantasıda var
Enkaz ne demek derlerse
Acı gelir aklıma
Canın koybola bilir
Enkaz altında
 
İPEK YEYRAN
 
17 Ağustos Depremzedeleri
 
Ne zaman bir zelzele duysam
Boğazıma bir hıçkırık takılır
Yatağımda uykum geceye bölünür
Gözlerim saate takılır
Sabahın öksüz çocukları
Gelir peşime takılır
Depremzedeleri soran olmaz
Buruk bir acı yüreğime takılır
 
Ne zaman bir virane görsem
Acı feryatlar çağırırım
Devlet adamı biçare
İşte o zamane aldanırım
Müzelere taşıyıp
Düşündürdük mü
Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar