Cesaret ile ilgili hadisler

Cesaret ile ilgili hadisler

Cesaret ile ilgili hadisler

Cesaret konusunda Peygamber Efendimiz sav’in söylediği sözleri bulamadık fakat kendisinin hal ve hareketleri de hadistir. Peygamber sav. Efendimizin zor  zamanlarda nasıl cesaret gösterdiği bir kaç olayı aşağıda sizlere aktaracağız.

Konumuzda sizler Hz.Muhammed sav.in cesaretliliği ile ilgili hadisler ve olayları aktarıyoruz..

 

Cesaret ile ilgili hadisler

Peygamber Efendimiz (sav)’ in hicret yolculuğu sırasında çadırını ziyaret ettiği Ümmü Mabed isimli cömertliği iffeti ve cesareti ile tanınan biri Peygamber Efendimiz (sav)’i tanımamıştır. Ancak Peygamberimiz (sav)’i anlatılanlardan tanıyan kocasına onu şöyle tarif etmiştir:

“Aydın yüzlü ve güzel yaradılışlı idi; zayıf ve ince de değildi. Gözlerinin siyahı ve beyazı birbirinden iyice ayrılmıştı. Saçı ile kirpik ve bıyıkları gümrahtı (bol gür). Sesi kalındı. Sustuğu zaman vakarlı (ağırbaşlılık halim ve heybetli oluş) konuştuğu zaman da heybetli idi. Uzaktan bakıldığında insanların en güzeli ve en sevimlisi görünümündeydi; yakından bakıldığında da tatlı ve hoş bir görünüşü vardı. Çok tatlı konuşuyordu. Orta boylu idi; bakan kimse ne kısa ne de uzun olduğunu hissederdi. Üç kişinin arasında en güzel görüneni ve nur yüzlü olanıydı. Arkadaşları ortalarına almış durumda hep onu dinlerler; buyurduğu zaman da hemen buyruğunu yerine getirirlerdi. Konuşması tok ve kararlı idi.”

Bu özellik, insan olmanın en üstün cevheri, yüce ahlâkın temel taşıdır. Azim, kararlılık, gerçekçilik ve doğru sözlülük, bütün bunlar sadece cesaret ve yiğitlikten doğar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem yüzlerce felaket, tehlike ve bir çok savaşla yüzyüze geldi. Fakat hiçbir zaman azim ve sebat ayağı yerinden oynamadı. Bedir savaşının kıran kırana ortamında üçyüz zayıf müslümanın ayağı, bin kişilik silahlı ordu karşısında yerinden oynamaya, sarsılmaya başlayınca koşarak Peygamber’in eteğine sığınılıyordu. Kolu ve bileği nice büyük savaşlar kazanmış olan Hz. Ali (ra) diyor ki: “Bedir savaşında amansız düşman saldırıları bütün hızıyla üzerimize geldikçe Hz. Peygamber’in yanına sığınıyor, O’nu kendimize siper ediyorduk. O, herkesten daha cesurdu. O gün müşrik ordusunun saflarına Hz. Peygamber’den daha yakın kimse yoktu.” (İbn-i Hanbel)

Huneyn savaşında Hevâzin kabilesi tarafından amansız bir ok yağmuru başlayınca pek çok müslüman savaş alanından geri çekildi.

Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem birkaç fedâîsiyle birlikte her zaman olduğu gibi savaş alanında dimdik durdu. Allah Resulü bu sırada katırını dizginleyerek ilerlemeye çalışıyordu. Ama fedakâr sahabîler kendisine engel oluyordu. Düşman askerlerinin hedefi sadece Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’di. Buna rağmen mübarek ayağında en ufak bir sarsılma olmadı. Adamın biri bu savaşa katılan Berâ (ra)’a “Huneyn savaşında siz de kaçmış mıydınız?” diye sordu. Berâ (ra) da, “Evet, ama ben, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yerinden bir adım dahi geri çekilmediğini gördüm. Allah’a yemin ederim ki; savaş en şiddetli noktaya ulaştığında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına giderek O’na sığınıyorduk, içimizde en cesur ve en korkusuz olanlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ve O’nunla birlikte duranlardı” dedi.” (Müslim)

 

Hz. Enes der ki: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem herkesten daha cesurdu. Bir gün Medine’de, “Düşman geldi!” diye bir yaygara koptu. Halk karşı koymak için harekete geçti. Herkesten önce davranıp sokağa ilk çıkan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’di. Korkusuzca herkesten önce ortaya çıkmak için atının eğerlenmesini bile beklemedi. Atın çıplak sırtına binerek bütün tehlikeli bölgeleri dolaşıp geldi ve: “Tehlike yok!” diyerek insanları teskin etti. (Buhari)

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem hiçbir zaman kendi eliyle bir insan öldürmedi. Übey b. Halef, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in en amansız düşmanıydı. Bedir savaşında esir düştükten sonra fidye vererek kurtulmuştu. Mekke’ye dönerken yol boyunca: “Her gün yulafla beslediğim evde bir atım var. Bir gün ona binerek gelecek ve Muhammed’i öldüreceğim.” Ahdini tekrarlaya tekrarlaya gitti. Uhud savaşında işte o atı dizginledi ve safları yararak Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına ulaştı. Müslümanlar araya girerek onu durdurmak istediler. Ama Allah Resulü engel oldu ve bir müslümanın elinden mızrağı alarak ona doğru fırlattı. Mızrak Übey’in boynunu sıyırıp geçti. Bunun üzerine korku içinde bağıra çağıra kaçtı. İnsanlar yarasına bakınca, “Önemli bir yara değil, niye bu kadar korkuyorsun?” dediler. Übey şöyle dedi: “Doğru, ama bu Muhammed’in kendi eliyle açtığı yaradır! -Yani bundan kurtuluş yoktur-” dedi. (Kadi İyaz, Şerh-ü Şifa)

 

Cesaret ile ilgili hadisler konumuzdan sonra sitemizde mevcut cesaret ile ilgili konularımıza aşağıdaki linklerden kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Semih YAŞAR

Sultan Abdulhamid’in Kılıcı hikayesi

Cesaret ile ilgili Ayetler

Cesaret ile ilgili sözler

Cesaret ile ilgili atasözü

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar
Aşk Sözleri

oyunoynuyor.com