Emanet ile ilgili hadisler

Emanet ile ilgili hadisler

Emanet ile ilgili hadisler

Peygamber sav. Efendimizin emanet ile ilgili hadislerini paylaştığımız bu konumuzu beğeneceğinizi umuyor ve nasiplenmenizi diliyoruz. Peygamber Efendimiz sav.in emanet ile ilgili hadislerinde emanete nasıl davranmamız gerektiği açık bir dille ifade edilmiştir.

Yüce Allah teala Hazretleri Meariç suresi 32. ayet Mealinde  “Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler” buyurmaktadır. Müslüman olarak bizler hem Yüce Allah’ın emirlerine hem de peygamber Efendimiz sav.’in tavsiyelerine uygun olarak yaşamaya çalışmalı ve  bize verilen emanetlere hem de verdiğimiz sözlere ilahi emir gereği sahip çıkmalıyız.

Şimdi Emanet  ile ilgili Peygamber Efendimizin hadislerine geçelim…

Not: Emanet ile ilgili hadisleri aşağıya yazmaya çalıştık fakat bu konuda bazen yanılmalar olabiliyor.

Emanet ile ilgili hadisler

Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.” İbnu Amr İbni`l-As – Kütübü sitte hadis no : 5765

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Şüphesiz ki Kıyamet günü, Allah`ın en çok ehemmiyet vereceği emanet, kadın-koca arasındaki emanettir. Kadınla koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra, kadının esrarını erkeğin neşretmesi, o gün en büyük ihanettir.” Ebu Said – Kütübü sitte hadis no : 3310

Resulullah (sav) buyurdu ki: “Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin.” “emanet nasıl kaybolur?” diye sordular. “İşler ehil olmayanlara teslim edilince” diye cevapladı. Ebu Hureyre – Kütübü sitte hadis no : 86

Emaneti güvendiğin kimseye ver! Sana hainlik yapana sen hıyanet etme! Ebû Hureyre radıyallahu anh’tan rivayet edilmiştir. Tirmizî

Emanet olarak alınan mal, sahibine ödenir Kefil, borçlu sayılır. Borç, ödenmelidir. Ebû Ümâme radıyallahu anh’tan rivayet edilmiştir. Tirmizî

Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) Hazreti Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şu sözünü rivayet etmiştir: “Sana emanet bırakanın emânetini geri ver. Sana ihânet edene ihânet etme”

Ebû Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü! dedim, beni memur ta’yin etmez misin?” Bu sözüm üzerine, elini omuzuma vurdu ve sonra da: “Ey Ebû Zerr, sen zayıfsın, memurluk ise bir emanettir. (Hakkını veremediğin taktirde) kıyamet günü rüsvaylık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hakederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz edâ ederse o hâriç” buyurdu.”

Hazreti Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, yanındaki cemaate konuşurken, bir adam gelerek: “(Ey Allah’ın Resûlü!) Kıyamet ne zaman kopacak?” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm konuşmasına devam etti, sözlerini bitirdiği vakit: “Sual sâhibi nerede?” buyurdular. Adam: “İşte buradayım ey Allah’ın Resûlü!” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Emanet zâyi edildiği vakit Kıyameti bekleyin!” buyurdular. Adam: “Emanet nasıl zâyi edilir?” diye sordu. Efendimiz: “İş, ehil olmmayana tevdi edildi mi Kıyamet’i bekleyin!” buyurdular.”

Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den: Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Münâfık’ın alâmetleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler. Va’d ettiği vakit sözünde durmaz. Kendisine bir şey emniyet edildiği zaman hıyânet eder.

Hazreti Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): “Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!” buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) “Ey Allah’ın Resûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı: -Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse,

-Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman,

-Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.

-Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği;

-Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı;

-Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman.

-Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu;

-(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği;

-(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği;

-İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği;

-(San’at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği;

-Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi) bekleyin.”

 

Emanet ile ilgili hadisler konumuzdan sonra sitemizde mevcut Emanet ile ilgili konularımıza aşağıdaki linklerden kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Semih YAŞAR

Emanet ile ilgili sözler

Emanet ile ilgili atasözü ve anlamları

Emanet ile ilgili ayetler

Emaneti sahibine vermek ile ilgili hikaye

Emanet ile ilgili hadisler

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar
Aşk Sözleri

oyunoynuyor.com