Ömer Hayyam Sözleri

Ömer Hayyam Sözleri

Selam dostlar, konumuzda Ömer Hayyam’ın şarap şiiri, Ömer Hayyam’dan seçmeler, Ömer Hayyam’ın şiirleri, Ders Niteliğinde Ömer Hayyam Sözleri, Ömer Hayyam Sözleri din, Ömer Hayyam yalnızlık Sözleri, Hayyam Rubaileri, Ömer Hayyam Sözleri kısa, Celladına aşık olmuşsa sözü kime ait?, Ne güzel söylemiş Ömer Hayyam aramalarında yardımcı olacak şekilde paylaşmaya çalışacağız.

Gıyaseddin Ebu’l-Feth Ömer ibni İbrahim Nişaburi (d. 18 Mayıs 1048 – ö. 4 Aralık 1131), yaygın olarak bilinen ismiyle Ömer Hayyam Pers polimat, matematikçi, astronom, tarihçi, şair, bilgin ve filozoftur. Selçuklu İmparatorluğu’nun ilk başkenti olan Nişabur’da doğdu.  İran ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusudur. Batı ülkelerinde adına birçok dernek kurulmuş, rubaileri bütün batı dillerine çevrilmiştir.

En büyük eseri Cebir Risalesi’ydi.

Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olan Ömer Hayyam denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yaptı.

Ömer Hayyam rubai nedir? Hayyam’ın edebiyat tarihinin en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına yol açan “Rubâiyat”tır. Hayyam yumuşak ve akıcı bir dille ve son derece gerçekçi bir üslupla yaşadıklarını, gördüklerini, çevresinden ve zamanın gidişinden edindiği izlenimleri hiçbir yapmacığa kapılmaksızın, olduğu gibi dile getirmektedir.

Ömer Hayyam asıldı mı? ÖMER HAYYAM NASIL ÖLDÜ? Nîşâbur’da 517-526 (1123-1132) yılları arasında seksen beş yaşlarında öldüğü tahmin edilmektedir. Ölüm nedeni bilinmemektedir.

Sizler de Ömer Hayyam sözleri paylaşmak isterseniz  yorum bölümünden ekleyebilirsiniz. Yorumlarınız bizlere daha iyi paylaşımlar yapmak için yol gösterecektir.

Dostkelimeler.com Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri ve deyimler platformu // Bizleri her türlü sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Konumuzun altında linkler mevcuttur.


Ömer Hayyam Sözleri 


Ey kör! Bu yer , bu gök , bu yıldızlar; Bırak onu bunuda gönlünü hoş tut hoş! Bu durmadan kurulan evrende ; Bir nefeztir alacağın oda boştur boş…


Bir kerpiçim de olsa, satar yine şarap içerim.


Ben Haram ile Helali karıştırmam… Dost ile içilen ‘RAKI’ helaldir, ‘Puşt’ ile içilen su bile Haram.


Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?


Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben.


Cennette huriler varmış, kara gözlü; İçkinin de ordaymış en güzeli. Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili.


İçin temiz olmadıktan sonra hacı hoca olmuşsun; kaç para! hırka; tespih; post; seccade güzel: ama tanrı kanar mı bunlara?


Yaşamanın sırlarını bileydin,
Ölümün sırlarını da çözerdin.
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok,
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?


Ömer HAYYAM resimli Sözleri


Dünyayı yeniden yarataydı, yaratırken de beni yanında tutaydı ; derdim : “Ya benim adımı sil defterinden, ya da benim dilediğimce yarat dünyayı.


Yaşamanın sırlarını bileydin Ölümün sırlarını da çözerdin. Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: Yarın, akılsız, neyi bileceksin.


Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.


Hayat kısa insanoğlu! Kesildikçe biten otlar gibi yeşermeyeceksin bir daha.


Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!
Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
Kendini satmayan adama ekmek yok:
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!


Uyan! Uyumak için önümüzde sonsuzluk var.


Okunu attı mı ölüm siperleri boşuna; O şatafatlı altınlar, gümüşler boşuna; Gördük bütün insan işlerinin iç yüzünü; Tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna.


Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; Aşıklara cennet, cehennem hepsi bir; Ermiş ha çul giymiş, ha atlas; Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir.


Cehennemi gerçekten bilmek mi istersin? Dünyada cehennem, ehil olmayanla konuşmandır.


Hayat kısa insanoğlu! Kesildikçe biten otlar gibi yeşermeyeceksin bir daha.


Aldığın her nefesi fırsat bil, ot değilsin yeniden bitmezsin.


Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; Aşıklara cennet, cehennem hepsi bir; Ermiş ha çul giymiş, ha atlas; Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir…


Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi; gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi; Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar, bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi…


Bu uçsuz bucaksız dünya içinde, bil ki, mutlu yaşamak iki türlü insana vergi: Biri iyinin kötünün aslını bilir, öteki ne dünyayı bilir, ne kendini…


Bülbül ötmeğe başlayınca bahçemizde;
Bir lale gibi açsın şarap elimizde;
Elde kadehle öldü diyecekler bir gün,
Ko desin cahil herifler, ne umrumuzda.


Ehil insana canım feda olsun; Ayağı öpülse öperim onun. Bir de git ehil olmayanla konuş: Cehennem ne imiş görmüş olursun.


Bu uzun yola gitmiş olanlardan biri geri dönmedi. Ta ki bir haber sorayım? Bir ümit ve niyetle en çok hoşlandığın maddi ve manevi şeylerden bu dünyada hiçbirini bırakmamaya bak. Çünkü tekrar gelmek ihtimali yoktur…


Uyan!Uyumak için önümüzde sonsuzluk var.


Akıl yolundan başka, bir şeye kulak asma. İyiyle arkadaş ol, kötüsüne yaklaşma.


İnsanlar bana durmadan günahkar derler. Ben günahsızım. Şunların ham hayallerine bak! Ey ahlâk güzelliğine sahip olan sizler! Bence en büyük günah; Livata, zina ve zulümdür.


Tanrım niye ekşi ayranı edersin helal de şarabı haram.


Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.


Girme şu alçakların hizmetine: Konma sinek gibi pislik üstüne. İki günde bir somun ye, ne olur! Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.


Güçlü olduğuna inandırdın beni; Bol bol da verdin bana vereceklerini. Yüz yıl günah işleyip bilmek isterim; Günahlar mı sonsuz, senin rahmetin mi.


Kimin için Öldüysen, Ödülünü Ondan bekle.


Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.


Felek ne cömert ne aşağılık insanlara! Han hamam, dolap değirmen, hep onlara. Kendini satmıyan adama ekmek yok: Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!


Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin, Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.


Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar.


Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın masal anlatmaktır bütün işi.


Bir elde kadeh, bir elde Kuran; Bir helaldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada ne tam kafiriz, ne tam müslüman.


Celladına aşık olmuşsa bir millet,

İster ezan ister çan dinlet.

İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet,

Müstehaktır ona her türlü zillet.


Ömer Hayyam Sözleri
Ömer Hayyam Sözleri

Bir elde kadeh, bir elde Kuran; Bir helaldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada ne tam kafiriz, ne tam müslüman.


Yaşamanın sırlarını bileydin Ölümün sırlarını da çözerdin. Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: Yarın, akılsız, neyi bileceksin.


Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.


Ömer HAYYAM resimli Sözleri (1)



Ömer Hayyam Sözleri konumuzdan sonra diğer konularımıza da bakabilirsiniz. Semih YAŞAR

Lokman Hekim Sözleri

Şirvani es-Sagir sözleri

 

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar

  Sitemize abone olabilirsiniz...