Vakti Saati Gelince Olur

Vakti Saati Gelince Olur - hidayet hikayesi
Paylaş
**
 

Vakti Saati Gelince Olur

Müslümanlardan birinin yahûdî bir ortağı vardı. Ortağını ne kadar İslâma davet etti ise de, müslümanlığı kabul etmedi. Hattâ bu ortağına;

“Eğer müslüman olursan, malımın üçte birini sana veririm.” dedi. Yahûdî yine kabûl etmedi.

O müslüman başka bir gün;

“Eğer müslüman olursan, malımın yarısını sana veririm.” demesine rağmen yine kabûl etmedi.

Müslüman tüccar bir süre sonra;

“Eğer müslüman olursan, malımın üçte ikisini sana veririm.” dedi.Yahûdî yine kabûl etmedi.

Müslüman tüccar artık ortağının müslüman olmasından ümidini iyice kesmişti. O müslüman, bir gün Ebû Saîd Mîhenî’nin dergâhının yanından geçiyordu. Yahûdî ortağı da yanında idi. Bu sırada dergâha girdi. Ebû Saîd Mîhenî bu sırada sohbet ediyordu. Yahûdî ortağı da kendi kendine;

“Ben de mescide gireyim, bir dinleyeyim, bakalım neler anlatıyor. Onun halk arasında kabûl görmesinin sebebi nedir bir göreyim? diye düşündü.  Yahûdî olduğuma dâir üzerimde her hangi bir işâret olmadığı için beni nasıl olsa tanımaz.” dedi. Yahûdî, gizlenerek mescide girdi. Bir direğin arkasına oturdu. Ebû Saîd Mîhenî sohbet sırasında bir ara yahûdînin arkasında oturduğu direğe doğru dönerek;

“Ey yahûdî! Direğin arkasında ne kadar kendini gizlemeye çalışsan da gizlenemezsin.” dedi.

Yahûdî gayri ihtiyârî ayağa kalktı. Ebû Saîd Mîhenî’nin yanına vardı. Ebû Saîd hazretleri ona müslüman olmasını söyleyince, bu dâveti kabûl edip, müslüman oldu.

Ebû Saîd hazretleri ona;

“Şimdi ortağının yanına git. Sana müslümanlığı öğretsin. İşler vakti zamânı gelince olur. Ondan önce olmaz. Zamânı gelince müslüman olmak için malın üçte birine, yarısına ve üçte ikisini vermeye hâcet kalmaz.” buyurdular.

 

 

Bu yazı 381 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak