Güneşin batıdan doğması

Güneşin batıdan doğması

Güneşin batıdan doğması

Kıyametin büyük alametlerinden Güneşin batıdan doğması ne demektir.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
On (büyük) alâmeti ortaya çıkmadan kıyâmet kopmaz; Duhan (sis), Deccal, Dâbbetü’l-ard, Güneşin batıdan doğması, İsa’nın (s.a.v.) gökten inmesi, Ye’cûc ve Me’cûc’ün çıkması, doğuda, batıda ve Arap Yarımadasında (olmak üzere) üç yerin batması ve Yemen’den bir ateşin çıkıp insanları haşrolacakları yere sürmesi. (Müslim – Ebû Dâvûd – Tirmizî – Nesâî – İbni Mâce – Ahmed İbni Hanbel)

Yüce Allah buyuruyor:
Güneş ve ay bir araya getirildiği zaman. (Kıyâme – 9)
“Güneş ve ay bir araya getirildiği zaman” kıyâmetin en büyük ve en açık alâmetlerinden biri olan güneşin batıdan doğma olayı gerçekleşecek ve yeryüzünde dengeler değişecek.
Âyet-i kerîmede “Güneş ve ay bir araya getirildiği zaman” buyrulması dikkat çekicidir. Çünkü normal güneş tutulmaları da güneşin, ayın ve dünyanın aynı çizgide bir araya geldiği ve ayın dünya ile güneşin arasına girdiği zaman olur ve gökbilimi uzmanları tarafından önceden bilinir.
Güneşin batıdan doğmasına gelince!
Güneşin batıdan doğması kıyâmetin en büyük ve en açık alâmetlerinden biri olacağı için insanların bilgi ve deneyimleri dışında mucizevî bir şekilde olacak ve çok farklı sonuçlar ortaya çıkacak.
Önce üç gün tam güneş tutulması olacak ve dünyanın tamamı karanlıkta kalacak. Üç gün dolunca güneş ay ile birlikte kısa süre batıdan doğacak, sonra tekrar doğudan doğacak.

Peki, o zaman neler olacak?
Normalde 8-10 dakikayı geçmeyen tam güneş tutulmalarında bile, yeryüzünde ve atmosferde elektromanyetik dalgalardan kaynaklanan gerilimler, kimyasal, fiziksel olaylar ve bölgesel doğal âfetler olduğuna göre, kıyâmete yakın bütün dünyayı kapsayacak ve üç gün sürecek olan tam güneş tutulmasında, yeryüzünde ve atmosferde çok büyük boyutlarda farklı olaylar olacak, insanlar korkudan paniğe kapılıp ruhsal bunalıma girecek ve en önemlisi Tevbe Kapısı kapanacak.

Yüce Allah buyuruyor:
Rabbinin (güneşin batıdan doğması gibi) bazı alâmetleri geldiği gün, önceden îman etmemiş ya da îmanında bir hayır kazanmamış (inancının gereğini yapmamış) olan kimseye, artık îmanı bir fayda vermez. (En’âm – 158)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Güneş batıdan doğmadan kıyâmet kopmaz. İnsanlar güneşin batıdan doğduğunu gördükleri zaman, hepsi (birden) îman edecekler ama bu “önceden îman etmemiş ya da îmanında bir hayır kazanmamış olan kimseye, artık îmanın bir fayda vermediği” gündür. (Buhârî – Müslim – Ebû Dâvûd – İbni Mâce – Ahmed İbni Hanbel)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Kim güneş batıdan doğmadan önce tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder. (Tirmizî)
Îmanın temel ilkesi gaybîlik (gizlilik) yani görmeden inanmak ve îman etmektir. Son peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.v.) in bundan yaklaşık 1.400 küsur yıl önce haber verdiği olay gerçekleşince ve gizlilik ilkesi ortadan kalkınca, inandım demenin ya da tevbe etmenin bir anlamı kalmaz ki!
Dünya üç gün karanlıklara büründükten sonra güneş açıkça batıdan doğunca ve yeryüzünde doğal dengeler sarsılınca, ruhsal bunalıma giren insanlar paniğe kapılıp İslâm’a koşacaklar ama, Îman gizlilik ilkesinden çıkıp zorunluluk ilk esine dönüştüğü ve Tevbe Kapısı kapandığı için tevbeleri ve îmanları kabul edilmeyecek!..
Atalarımız “Bugünün işini yarına bırakma” demişler. Eğer günahkârlar bu günkü işlerini yarına bırakmasalardı ve güneş batıdan doğmadan bir gün önce tevbe etmiş olsalardı tevbeleri, îmanları kabul edilir ve onlar âhiret âlemine günahlarından arınmış tertemiz mü’minler olarak giderlerdi.

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Tan yerinin ağarması, ümmetim için (o gün) güneşin batıdan doğmayacağının güvencesidir. (Deylemî)

Tan yerinin ağarması (sabah namazının vaktinin girmesi), o gün güneşin batıdan doğmayacağının açık belirtisi ve kesin güvencesidir. Bu nedenle uzun ve kısa gecelerde güneş doğmadan önce kalkıp sabah namazını vaktinde kılalım,.eşimizi ve yavrularımızı da kaldıralım. Çünkü kılmış olduğumuz sabah namazı, belki de güneş batıdan doğmadan önceki son namazımız ve son tevbemiz olabilir.
***************************************************************

Bediüzzaman, güneşin batıdan doğmasını, açık manasıyla yani söylendiği batıdan doğacağı şeklinde ele alarak, tevile ihtiyacı bulunmadığını söylüyor ve “yalnız bu kadar var ki” diyerek, şunları ilave ediyor: “Allah u alem, bu güneşin batıdan doğmasının görünen sebebi; Küre-i arz kafasının aklı hükmünde olan Kur’an, onun başından çıkmasıyla zemin divane/deli olup – Allah’ın izniyle başını başka bir gezegene çarpmasıyla hareketinden geri dönüp – doğudan batıya doğru olan seyahatini Allah’ın izni ve iradesiyle (dilemesiyle) batıdan doğuya doğru değiştirmekle, güneş batıdan doğmaya başlar. Evet, arzı/dünyayı güneş ile, ferşi/yeryüzünü arşa kuvvetle bağlayan Allah’ın sağlam ipi olan Kuran’ın çekim kuvveti kopsa; yerkürenin ipi çözülür, başıboş serseri olup aksiyle ve düzensiz hareketinden dolayı güneş batıdan çıkar. Hem çarpışma neticesinde emr-i ilahi ile kıyamet kopar..”(Şualar, 496-497)

Güneşin batıdan doğması ile kıyametin kopması arasında az bir zaman olacaktır. Hadis-i şerifte bu hususa da temas edilerek, iki kişinin alışveriş yapmak üzere kumaşlarını ortaya dökeceği, ancak alışverişi bitirip kumaşlarını toplayamayacağı, bir başka adamın devesinin sütünü sağıp ama içemeyeceği, keza bir başkasının hayvanlarını sulamak için su yalağını hazırlayacağı fakat hayvanlarını sulayamayacağı, bir başkasının da ağzına doğru lokmayı götüreceği ancak yiyemeden kıyametin kopacağı bildirilmektedir. Ancak bütün bunların olup bitmesinin birkaç saat içinde olacağı düşünülmemelidir. Bu da diğer bazı hususlar gibi mecazidir ve zamanın kısalığını anlatmak içindir.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar