Hazır Cevaplar

Paylaş
**
 

Hazır Cevaplar

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar?
– Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim cevabını verince, Akif dayanamaz ve:
– Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

SELAM
Muzaffer Özak Hoca’nın sahaflar çarşısındaki dükkanına giren bir genç:
” Selamun Aleyküm babalık” diye selam verince Hazret selamı alır :
“Aleyküm selam kuru kalabalık” …

YAMA
İncili Çavuş, Osmanlı elcisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp:

Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca,

İncili Çavuş:

Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabini vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.

İSTİFA
Mahkemede hakim, Necip Fazıla:

– Bak, der. Seni bundan böyle bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi?

Necip Fazıl sorar:

– Hakim Bey, yoksa istifa mı ediyorsunuz?
HZ. ADEM’İN MİRASI

Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:
– Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
– İkimiz de Hazreti Adem’in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.
Sultan Fatih:
– Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

SIR

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

– “Sen sır saklamayı bilir misin?” diye sormuş. Vezir:
– “Evet hünkarım, bilirim” dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
– “İyi, ben de iyi bilirim.”
VETERİNER
Bir toplantıda bir genç, M. Akif’i küçük düsürmek için:
– Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş.
M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
– Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?

VAPUR

N.Fazıl Kısakürek, vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp:

– Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik.

Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

– Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek karşıya geçebilirdin.

Bu yazı 429 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak