Kanser hikayesi
Oldukça ünlü ve popüler bir ailenin saygın hanımıydı. Bir dediği iki edilmezdi hiç bir zaman. Hayatı bu minval üzere devam ederken vücudunda bazı şişliklerin olduğunu gördü. Hemen doktora gidip teşhis için çeşitli araştırmalara başlandı.
Tahlillerin neticesi pek iç açıcı değildi. Eldeki tahlil sonuçları ve diğer teşhislerde ibre “kanser” hastalığını gösteriyordu. Hanım derin bir ruhi yıkıntı içine girip hayata küser. Artık ölüm denilen soğuk kelime ve son nefes kendisine çok yakındı. Oysa şimdiye kadar hiç aklına getirmemişti bile.. “Ne kadar da mutlu hayatım varmış meğer..” diye içinden geçirdi.
Kısa bir süre sonra ağrıların artıp uykusuz gecelerin başlayacağını yaptığı araştırmalardan öğrenmişti. Bu hastalığın tedavisi olmadığı gibi biraz da geç kalınmıştı.
Ölüm, o kaçınılmaz son şimdi artık aklından hiç çıkmıyor ve sanki ona doğru koşuyordu. Ağlamak istiyor ama içindeki bir şeyler gözyaşlarına perde oluyordu. Birden aklına ölümden sonrası geldi ve irkildi. Kabir alemi dedikleri yer vardı, oraya o daracık çukura kendisini indirip üstünü kapatıp gideceklerdi. Yağmur, çamur, soğuk demeden o narin bedeni o toprağa mı karışacaktı?
“Hayır” dedi içinden, bir çözümü olmalı bir kurtuluş reçetesi mutlaka bulunmalıydı. Internet yolu ile araştırma yaparken “dua” nın gücünü keşfetti. Oysa şimdiye kadar hiç duaya ihtiyacı olmamıştı..
Hemen gerekli kitapları edinip abdest ve namaz öğrenmeye girişti. Kısa bir ezber döneminden sonra beş vakit namazı kılar olmuştu. Eski arkadaşları ve çevresi ile ilişkisini neredeyse bitirmişti. Artık hayata başka bir daldan asılır olmuştu o dalda eski arkadaşlar ve çevresine yer yoktu.
Kıldığı namazların sonunda Allah’dan geçmişini bağışlaması için gözyaşı döküyor ve hastalığına şifa istiyordu. Artık Allah’ın “Şafii” ismini biliyor ve şifa veren Rabbinden yardım ve sıhhat istiyordu.
Hastanedeki periyodik kontrolleri sırasında doktorundan şaşırtıcı bir açıklama geldi;
-”Tuhaf birşey oldu hanımefendi, hastalığınızın ilerlemesi durmuş ve hatta gerileme bile var” diye müjdeyi veren doktor şaşkınlığını gizleyemiyordu.
Kadın içinden güldü ve kendisine lütufda bulunan Rabbine teşekkür etti.
Bu hanımefendi bugün aramızda ve eskisi gibi sağlıklı yaşamakta ancak bir farkla;
Hastalığın da sağlığın da Allah’dan geldiğini bilerek yaşamakta ve kendisine bu hastalığı verip kendisini tanıtıp hatırlatan Allah’a çok şükretmektedir.
Sitemizdeki diğer Namaz hikayeleri için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz…


























