Evlilik adalet, vefa, iyilik ve karşılıklı saygı ile yaşar!
Ey evlilik nimetine kavuşan kişi! Eşini kendin gibi gör ve kendinin yerine koy. Sen neye muhtaçsan o da ona muhtaçtır.
Sen ona ikram et, o da sana ikram etsin. Sen onu sevindir, o da seni sevindirsin. Sen ona dokun, o da sana dokunsun. Sen onu dinle, o da seni dinlesin. Sen ona tebessüm et, o da sana tebessüm etsin.
Sen ona izin ver o da sana izin versin. Sen onunla yetin, fazlasını isteme, o da seninle yetinsin ve fazlasını istemesin.
Sen ona en nezih halinle ol, o da sana en nezih haliyle olsun. Bir eksiklik varsa doğrunun nasıl olması gerektiğini ilimle öğrenip konuşarak ilişkilerinizi iyileştirin.
Hayatta ego taslayabileceğin en son kişi kendi eşindir.
Bir insanın vicdansızlığı eşine adaletsiz, merhametsiz, şefkatsiz davranışıyla ortaya çıkar.
Sen günahsız olmadığın gibi eşin de günahsız olmaz. Şeytan senin nefsini çelebileceği gibi eşinin nefsini de çelebilir.
Eşinle sana sunulan helal lezzetinden tamahla başkasına ait sofralara gözünü dikersen, maneviyat nezdinde, leş yiyici bir kudurmuş köpeğin durumundan daha tiksindirici olursun. Sen kendini korumaya çalıştığın kadar eşini de korumaya çalışmalısın kötülüklerden.
Evli kadın ve erkek huzur arıyorsa, iki bedendeki tek insan gibi davranabilmelidir.
Muhammed Bozdağ