Piyasalar
Amerikan Doları
48,46 TL
0,06%
56,33 TL
-0,02%
İngiliz Sterlini
65,62 TL
0,00%
Euro Amerikan Doları
1,1615 TL
-0,08%
Bist 100
14.112,89 TL
-0,27%
Gram Altın
6.860,79 TL
0,01%
Bitcoin
4.002.061,00 TL
-0,24%
Bitcoin Cash
13.649,56 TL
-0,54%
Ethereum
116.515,00 TL
-1,34%
Ripple
64,59 TL
0,98%

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

en-Nâfi’ isminin anlamı

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Sadaka ile ilgili ayetler

Tevazu ile ilgili atasözleri

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Hırsızlık ile ilgili atasözleri

Müminlerin özellikleri ile ilgili ayetler

Yağmur ile ilgili Sözler

Hile ile ilgili atasözleri

Konulara Göre

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

Allah

en-Nâfi’ isminin anlamı

Bayram Kandil Mesajları

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Konulara Göre

Sadaka ile ilgili ayetler

Konulara Göre

Tevazu ile ilgili atasözleri

Allah

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Konulara Göre

Hırsızlık ile ilgili atasözleri

Konulara Göre

Müminlerin özellikleri ile ilgili ayetler

Anlamlı Sözler

Yağmur ile ilgili Sözler

Konulara Göre

Hile ile ilgili atasözleri

Hz. Ali (r.a.) hayatı

Hz. Ali (r.a.) hayatı

İslam halifelerinin 4.sü, Peygamber sav. efendimizin amcasının oğludur.

Dünyaya Gelişi, Lakabı ve Künyeleri

Hz.Ali Oniki İmâmın ilkidir, aynı zamanda Hz.Muhammed’in dâmâdı ve amcasının oğludur. Hz.Ali Hicret’ten 23 yıl önce (Milâdi 598) Recep ayının 13. gününde Mekke’de, Kâ’be-i Muazzama’nın içinde dünyaya gelmişlerdir ve Kâ’be’nin içinde doğan tek kişidir. Baba ve anne tarafından Hâşimi soyundandır.

Hz.Peygamber, Hz.Ali’nin doğumunu duyunca amcası Hz.Ebû Tâlib’in evine geldi. Hz.Ali’yi kucağına aldı, dilini ağzına verip emzirdi. Adını sordu, Fâtıma; “Esed koymak istiyorum” deyince Hz.Muhammed; “Hayır” buyurdu. “Onun adı Ali’dir” dedi ve adını “Ali” koydular.

Künyeleri ise “Ebü’l Hasan” ve “Ebû Türâb”dır. Hz.Muhammed kendilerine, toprağın babası anlamına gelen “Ebû Türâb” künyesini vermişlerdi. Bu yüzden, bu künyeyi çok severlerdi.

İlk İman Eden Hz.Ali

Hz.Muhammed’e ilk vahiy geldikten sonra; erkeklerden İslâmlığını ilk izhâr eden Hz.Ali’dir ve ondan sonra kadınlardan da ilk olarak eşi Hz.Hatice’tül Kübrâ, İslâmiyet’i kabul etmişlerdir.

Hz.Ali, bütün ömrü boyunca Hz.Muhammed’in en yakınlarından ve yardımcılarından biri olmuş, bütün savaşlarda Hz.Peygamber’in yanında savaşmış, bu savaşlarda çok büyük yararlıklar ve kahramanlıklar göstermiş, canını Hz.Peygamber’in uğruna vermekten hiçbir zaman kaçınmamıştır.

Hicret Gecesi

Hz.Muhammed hicret edeceği o gece, Hz.Ali’yi çağırdı ve “Bu gece Rabbimin emriyle Mekke’den göç edeceğim ve Sevr mağarasında gizleneceğim; sende benim yatağıma yatacaksın, ne dersin?” buyurmuşlardı. Hz.Ali bu haberi canına minnet bilmiş, şükür secdesine kapanarak kabul etmiştir.

Bu olay münâsebetiyle, Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin:

“İnsanlardan öylesi de vardır ki Allah rızâsına nâil olmak için canını satar ve Allah, kullarını pek esirgeyendir.” meâlindeki 207. âyet-i kerîmesi nâzil olmuştur.

Hz.Muhammed ile Kardeş Olmaları

Hz.Peygamber, Medine-i Münevvere’ye Hicret’lerinden sonra; “Ansar (Yardım edenler)” denilen Medineli Müslümanlarla, “Muhacirun (Göçmenler)” diye anılan ve Mekke’den göç eden Müslümanları, birbirleriyle daha da kaynaştırmak için kardeş ettiler. Kardeşlik töreni bitince, tek kalan yalnız Hz.Peygamber ile Hz.Ali idiler.

Hz.Ali:

“Yâ Resûlullah! Ashâbını birbirine kardeş ettin; beni ise yalnız bıraktın” dedi.

Hz.Resûl:

“Yâ Ali! Sen; Mûsâ’ya Hârun ne menziledeyse, bana o menziledesin. Ancak benden sonra Peygamber yok, sen dünyada da benim kardeşimsin, âhirette de” buyurmuşlardır.

Bedir Savaşında Hz.Ali

Medine’ye Hicret’in 2. yılında, Ramazan ayında vuku bulan ve Ebû Cehil ile diğer müşriklerin önde gelenlerinin ölümleriyle sonuçlanan Bedir savaşında, Hz.Ali 25 yaşlarında idi ve İslâmiyet’i koruyanların başındaydı.

Bu savaşta vadideki su kuyuları, daha önce gelen müşrikler tarafından zapt edilmişti. Ashâb da geceleyin susuzluk baş gösterince Hz.Peygamber; “Bize kim su getirir.” buyurdular. Hz.Ali, eline bir kırba alıp hayli uzakta olan su dolu kuyuya vardılar; suyla doldurup sahâbeye ulaştırdılar. Böylece Hz.Ali, Bedir savaşında Kevser sâkiliğinin bir örneğini göstermiş oldu.

Hz. Fatıma ile Evlenmesi

Hicret’in 2. yılının son ayı olan Zilhicce’de Hz.Muhammed, sevgili tek kızı Hz.Fâtıma’tüz Zehrâ’yı, Hz.Ali’ye vererek onu kendisine dâmâd etmiştir.

Hz.Ali’nin, Hz.Fâtıma ile olan evliliklerinden; Hz.İmâm Hasan, Hz.İmâm Hüseyin ve doğmadan düşen, adı Hz.Peygamber tarafından konulan Muhsin ile Zeyneb ve Ümmü Gülsüm dünyaya gelmişlerdir.

Hz.Peygamber’in nesl-i pâk olan soyları “Ehl-i Beyt’i”, Hz.İmâm Hasan ve Hz.İmâm Hüseyin’den devam etmiştir.

Uhud Savaşında Hz.Ali

Uhud savaşında, müşriklerden sancağı her kim eline aldı ise o kişiler, Hz.Ali tarafından birer birer katledildiler.

Tarih kitaplarında ve Kur’ân âyetlerinde tafsilâtıyla bildirildiği gibi Uhud savaşında müşrikler bozguna uğrayınca; Hz.Peygamber’in bu savaşta, Abdullah bin Zübeyr’in kumandası altına verilen ve bir gediği korumaya memur edilip;

“Her hâlde, yerlerinden ayrılmamaları emredilen okçuların” bozgunu görünce, gânimet hırsına düşmeleri ve yerlerinden ayrılmaları yüzünden, çetin bir bozguna uğrayan İslâm ordusu, Halid bin Velid’in bu gedikten hücumuyla bozulup dağıldı. Abdullah şehit düştü. Hz.Peygamber’in yanlarında, Hz.Ali ile bir kaç kişi kaldı. Ancak Hz.Ali, Hz.Muhammed’e saldıranlarla savaşmadaydı; o gün on altı yara almışlardı. Sonra, ashâbın tekrar Hz.Peygamber’in yanında toplanmaları, Hz.Ali’nin sebâtı sayesinde olmuştur.

Bu savaşta Hz.Ali müşriklerle savaşırken ve Hz.Peygamber’i korurken elindeki kılıcı kırılmış, bunun üzerine Hz.Muhammed kendi kılıcı olan elindeki meşhur “Zülfekâr” adlı kılıcı vermişlerdir. O gün Hz.Muhammed, Hz.Ali için şu meşhur hadîsi buyurmuşlardır:

“Lâ fetâ illâ Ali, Lâ seyfe illâ Zülfikâr”

Anlamı: “Ali’den kahraman yiğit yoktur, Zülfikâr’dan üstün kılıç yoktur.”

Mekke’nin Fethinde Hz.Ali

Hicret’in 8. yılı, Ramazan ayında Mekke-i Mükerreme fethedildi. Hz.Muhammed, Ka’be-i Muazzama’nın çevresindeki putları kırdılar; içerisine girip oradaki putları da yerlerinden sökerek dışarıya attılar.

Yüksekteki putların kırılması için Hz.Muhammed, Hz.Ali’ye “Yâ Ali! Omuzlarıma bas çık, şunları indir, kır” diye buyurdular. Hz.Ali, Hz.Muhammed’in omuzlarına basıp putları indirdi. O vakitteki hallerini anlatırken;

“Bana öyle geldi ki, dileseydim göğe ulaşabilirdim” buyurmuşlardır.

Semih YAŞAR

Share
Published by
Semih YAŞAR

Recent Posts

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

Selam Dostlarım; Konumuzda Rasulullah Sav. Efendimizden Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler, Cömertlik ile ilgili Hadisler kısa,…

3 gün ago

en-Nâfi’ isminin anlamı

Selam dostlar, konumuzda Yüce Allah cc. Hazretlerinin isimlerinden En-Nâfi Ne Demek?, En-Nâfi Fazileti Ve Anlamı,…

3 gün ago

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Konumuzda; haftada 1 kere cuma günü kılanan ve günümüz müslümanlarının en çok rağbet ettiği Cuma…

3 gün ago

Sadaka ile ilgili ayetler

Selam Dostlarım, konumuzda Sadaka ile ilgili ayetler, Sadaka ile ilgili ayet ve hadisler, Zekat ve…

4 gün ago

Tevazu ile ilgili atasözleri

Selam Dostlarım, Konumuzda Tevazu ile ilgili atasözleri, alçak gönüllülük ile ilgili atasözleri ve alçak gönüllülük atasözü…

4 gün ago

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ? Kur'an-ı Kerimde buyuruluyor ki: “Allah göklerin ve yerin nurudur.” (Nur:…

4 gün ago