Piyasalar
Amerikan Doları
48,46 TL
0,06%
56,33 TL
-0,02%
İngiliz Sterlini
65,62 TL
0,00%
Euro Amerikan Doları
1,1615 TL
-0,08%
Bist 100
14.112,89 TL
-0,27%
Gram Altın
6.860,79 TL
0,01%
Bitcoin
3.960.415,00 TL
-1,34%
Bitcoin Cash
13.793,65 TL
-0,01%
Ethereum
114.864,00 TL
-1,98%
Ripple
63,98 TL
-1,28%

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

en-Nâfi’ isminin anlamı

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Sadaka ile ilgili ayetler

Tevazu ile ilgili atasözleri

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Hırsızlık ile ilgili atasözleri

Müminlerin özellikleri ile ilgili ayetler

Yağmur ile ilgili Sözler

Hile ile ilgili atasözleri

Konulara Göre

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

Allah

en-Nâfi’ isminin anlamı

Bayram Kandil Mesajları

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Konulara Göre

Sadaka ile ilgili ayetler

Konulara Göre

Tevazu ile ilgili atasözleri

Allah

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Konulara Göre

Hırsızlık ile ilgili atasözleri

Konulara Göre

Müminlerin özellikleri ile ilgili ayetler

Anlamlı Sözler

Yağmur ile ilgili Sözler

Konulara Göre

Hile ile ilgili atasözleri

Bişr-i Hafi Hazretleri kimdir

Bişr-i Hafî Hazretleri

Nefeslerin buhar olup savrulduğu ilik donduran bir kış günü. Gün doğalı çok olmuştur ama genç adam yeni yeni doğrulur yatağından. Gözlerinde bir ağırlık vardır, şakakları zonklar. Hep öyle olur, eğlence ile geçen gecenin sabahı mahmurluk basar ve kulakları uğuldar. Karnı tok, sırtı pektir ama huzursuzdur. O ara kapı çalınır. Hizmetçi koşup açar. Soğuk hava içeri girer köşeleri dolanır. Kapıdaki adam kadife yumuşaklığında bir sesle sorar ama duvarlar yankı yapar:
-Bu ev kimin?
-Merv reislerinden Haris Abdurrahman’ın.
-Kendileri yoklar mı?
-Yok ama oğlu var.
-Bişr mi?
-Evet.
-Peki o hür müdür, kul mudur?
-Elbette hürdür.
-Hür olduğu belli, çünkü kul gibi yaşamıyor.
-Anlayamadım?
-Sen bu kadarını söyle, o anlar.
Bişr fırlar yatağından ama meçhul ihtiyar yok olmuştur. Acaba adı menkıbelerde geçen Hızır aleyhisselam o mudur?
Genç adam tutulur kalır. Bir an oyun ve eğlence ile geçen gecelerinden iğrenir. Kendine yeni bir istikamet çizecektir ancak çevresi onu, ona bırakmaz. Öyle ya hem böylesine zengin hem bu kadar cömert arkadaş kolay bulunmaz. “Yoldaşını bırakmak delikanlılığa sığmaz” der, eteğine yapışırlar. Koluna girer, meyhanelere sürüklerler. Yine o mâlum geceler, defler, kadehler, dümbelekler…

Ama Bişr eski Bişr değildir. Ayakları işrethaneleri dolaşsa da gönlü hakikatleri arar.
Bir gece ama şakır şakır yağmur yağan bir gece evine dönmektedir. Çamur içindeki bir kâğıt dikkatini çeker. Üzerinde besmeleyi görünce yerden alır. Çamurlarını siler, öper, koklar. Eve gelince gül yağları ile siler duvara asar. O gece Merv âlimleri rüyalarında Bişr’i görürler ki onların bile özlediği manevi ikramlar içindedir.
Rabbinden haber var
Ulema Bişri arar, sorar, mâlum yerlerde bulurlar. Onu dışarı çıkarırlar. Rengi sapsarıdır. Korkuyla sorar.
-Siz burada… Hayrola?
-Sana Rabbimizden haber var.
-Biliyorum, bana çok kızıyor.
-Aksine seni çok seviyor.
-Ama nasıl olur?
-Sen dün gece çamurdan bir kâğıt buldun mu?
-Buldum.
-Yerden aldın mı?
-Aldım.
-Öpüp kokladın mı.
-Kokladım?
-Güzel kokular sürüp duvara astın mı?
-Astım.
-İşte Allahü teâlâ da ismini temizlediğin gibi seni temizledi ve o kâğıda hürmet ettiğin için adını aziz kıldı.
Bişr son kez meyhaneye girer, arkadaşlarıyla vedalaşır. O anı hatırlamak için hayatı boyunca yalınayak dolanır çünkü tevbe ettiğinde ayakları çıplaktır. İşte bu yüzden adı “Hafi” (yalınayaklı) kalır.
Nereden nereye
O günden sonra ilim peşinde koşar. Önce dayısının medresesinde okur. Sonra Mekke, Kûfe, Basra ve Şam’a gider.
Çok alim tanır, çok kitap okur, ilim meclislerine katılır, ezber yapar, notlar tutar. Nitekim Bağdat’a gelir. Fudayl bin İyad, Muafa bin İmran ve İmam-ı Malik ile birlikte bulunur. Maruf-i Kerhi Hazretleri ile dost ve sırdaş olur. Nurlu dergâhına birçok genç gelir gider ki Sırriy-i Sekati bunlardan biridir. Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hafi Hazretlerine karşı çok hürmetkârdır. Talebeleri sorarlar:
-Efendim hadiste eşiniz benzeriniz yok, fıkıhta müctehidsiniz. Bişr gibi bir dervişin kapısında ne arıyorsunuz?
-Evet hadis ve fıkhı ondan iyi bilirim ama o kalp ilimlerinde hepimizden iyidir.
Birgün askerler bir mahkûmu meydana çıkarırlar. Suçu ağır olmalıdır. O kadar çok kırbaç vururlar ki derileri yarılır. Etlerinden sızım sızım kan sızar. Lâkin genç bir kere bile sesini çıkarmaz. Muhafızlar kan ter içinde kalır, nefeslenmek için dururlar. Bişr gence sokulup sorar:
-Biliyor musun tahammülüne hayran kaldım.
-Nasıl ağlayıp bağırabilirim ki. Kalabalığın içinde sevdiğim kız var ve şu an beni görüyor.
-İyi ama Allah-ü teâlâ seni her an görüyor. Onun edebini gözetmeyi hiç düşünmedin mi?
Genç öyle bir “Allah” der ki kendinden geçer. Yüzlerce kırbaca direnen vücut bu aşka tâkat getiremez. Muhafızlar yanına koştuğunda çoktan can vermiştir.

Bişr-i Hafi her hadiseden hikmet alır. Mesela Abadan civarlarında bir saralı görür ki, toprağa düşmüş çırpınmaktadır. Yanına varınca cüzzamlı ve kör olduğunu farkeder. Yaralarına üşüşen karıncalar etlerini koparmaktadırlar. Başını kucağına alıp su verir. Genç kendine gelince “sen de kimsin?” diye sızlanır, “hem Rabbimle arama niye girdin?”
Aslında Bişr-i Hafi mükemmel bir tabibdir. Bitkileri ve baharatları çok iyi tanır ve onları ustalıkla kullanır. Otlardan köklerden mi yoksa dualarının bereketiyle mi bilinmez Allahü teâlâ onun hastalarına şifa dağıtır.
Bir gün evine girerken tefekküre dalar. “Bağdat’ta bunca insan var. Kimi Yahudi, kimi Hıristiyan. Ben ne yaptım ki bu devlete kavuştum? Onlar neyi yapmadılar ki mahrum kaldılar?” Böyle düşünürken sabah ezanları okunmaya başlar ki o hâlâ eşiktedir.
Bişr-i Hafi ölümüne doğru birisinden ödünç gömlek alır ve kendi gömleğini bir fakire bağışlar. Hasılı ardından bir gömlek bile bırakmaz. O Bağdat’a geldikten sonra hayvanlar yerleri kirletmezler çünkü mübareğin yalınayak dolaştığını bilirler. Bağdatlılar hayvanların eskiye döndüklerini farkedince “Eyvah” derler, “Bişr-i Hafi ölmüş olmalı”

Bişr-i Hafi’nin ibretlik sözlerinden;

– İki şeyden kaçın: “Çok yemekten ve çok konuşmaktan”
– Sabır Allah-ü teala’yı kullara şikayet etmemektir.
– Dünyada aziz olmak isteyen diline sahip olsun. Şahitlik yapmasın, imam olmasın, ziyafetlere katılmasın.
– İnsanlar arasında tanınmak isteyen ahiretin tadını alamaz.
– Şöhreti seven Allah’tan korkmaz.
– Övülmekten hoşlanmak ahmaklıktır.
– Sabır susmaktır. Konuşan, susandan daha fazla vera sahibi olamaz.
– Kötü insanlarla arkadaşlık yapan iyi kimselere sui zan eder.
– Dün öldü, yarın doğmadı, bugün can çekişiyor. Sen bu anı değerlendir.
– Topal bir karınca düşünün. Bir buğday için saatlerce uğraşır, didinir, tam yuvasının ağzına getirir ki taneyi kuş kapar. Ölüm kuşu da böyledir. Kimse dünyadaki emeline kavuşamaz.

 

 

Semih YAŞAR

Share
Published by
Semih YAŞAR

Recent Posts

Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler

Selam Dostlarım; Konumuzda Rasulullah Sav. Efendimizden Cömertlik ile ilgili hadis-i şerifler, Cömertlik ile ilgili Hadisler kısa,…

3 gün ago

en-Nâfi’ isminin anlamı

Selam dostlar, konumuzda Yüce Allah cc. Hazretlerinin isimlerinden En-Nâfi Ne Demek?, En-Nâfi Fazileti Ve Anlamı,…

4 gün ago

Cuma Namazı ile ilgili Sahih Hadisler

Konumuzda; haftada 1 kere cuma günü kılanan ve günümüz müslümanlarının en çok rağbet ettiği Cuma…

4 gün ago

Sadaka ile ilgili ayetler

Selam Dostlarım, konumuzda Sadaka ile ilgili ayetler, Sadaka ile ilgili ayet ve hadisler, Zekat ve…

4 gün ago

Tevazu ile ilgili atasözleri

Selam Dostlarım, Konumuzda Tevazu ile ilgili atasözleri, alçak gönüllülük ile ilgili atasözleri ve alçak gönüllülük atasözü…

5 gün ago

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ?

Allah (Celle Celâluhu) kimdir ? Kur'an-ı Kerimde buyuruluyor ki: “Allah göklerin ve yerin nurudur.” (Nur:…

5 gün ago