Ashâb-ı kiramdan, Beşir bin Sa’d’ın kızı ve Nûman bin Beşir’in kız kardeşi (r. anhüm) anlatıyor:
Annem Amre bint-i Revâha (r.a.), beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra,
Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah bin Revâha’nın gıdâlarını kendilerine ver, dedi.
Giderken, Resûlüllah (s.a.v.)’a rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. O bana,
Kızcağızım, beri gel, yanındaki nedir? diye sordu.
Yâ Resûlellah, dedim, bu hurmadır. Annem bunu, yesinler diye, babam Beşir bin Sa’d ile dayım Abdullah bin Revâha’ya gönderdi.
Resûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem,
Getir onu, buyurdu.
Ben de onu, Resûlüllah’ın iki avucuna döktüm. Avuçlarını doldurmadı. Sonra, bir örtü getirilmesini emr etti. Örtü getirilip serildi. Hurmayı ona koyduktan sonra, örtünün üzerine yayıp dağıttı. Yanındakilere;
Gıdâya, kumanyaya geliniz!’ diyerek hendek halkına sesleniniz, buyurdu.
Hendek halkı toplanıp ondan yemeğe koyuldular. Hurmalar yendikçe artmış, örtünün etrafından dökülüp taşmıştı.
Bebekleri Öldürmeyin! Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri,…
En Büyük Keramet Türk asıllı mutasavvıfların en büyüklerinden birinin Aziz Mahmud Hüdayi olduğunda şüphe yoktur.…
Bir Bardak Su Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. “Bu bardağın ağırlığı…
Dalkavuk arayan padişah Canı sıkılan bir padişah can sıkıntısından kurtulmak için dalkavuk aramaya başlamış. Ama…
Bu Güzel hikayemizde; Azim ve başarı hikayeleri, Ders konusunda başarı hikayeleri, Kısa başarı Hikayeleri, Başarısızlıktan…
O Bir Çare Bulur İslâmiyete düşman olan hıristiyanların bâzıları, meşhûr Tatar hükümdârı zâlim Hülâgu'nun yanına…