Selam Dostlarım, konumuzda; Peygamber efendimizin kıyametle ilgili hadisleri, Gerçekleşen kıyamet alametleri nelerdir, Kıyamet ile ilgili hadisler, Kur’an’da geçen kıyamet alametleri, Küçük kıyamet alametleri, Gerçekleşen kıyamet alametleri 2022, Gerçekleşmeyen 6 kıyamet alameti aramalarında sizlere yardımcı olacak şekilde paylaşmaya çalıştık. kıyametle ile ilgili ayetler için konunun sonuna linkler verdik.
Sizler de kıyamet alametleri ile ilgili hadisler paylaşmak isterseniz yorum bölümünden ekleyebilirsiniz. Yorumlarınız bizlere daha iyi paylaşımlar yapmak için yol gösterecektir. Bu konumuzda Peygamber sav. Efendimizin kıyamet konusunda hadislerini aşağıda sıralamaya çalıştık. Umarız faydalı olur.
Not : kıyamet alametleri ile ilgili aşağıda sıraladığımız hadislerde kalın yazılı yerler ravi ve kaynak bilgilerini içermektedir.
Dostkelimeler.com / Türkiye’nin en geniş Güzel sözler, ayetler, hadisler ve atasözleri ve deyimler platformu // Bizleri her türlü sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Konumuzun altında linkler mevcuttur.
Peygamber (sav) buyurdular ki: Çıkış itibariyle, kıyamet alametlerinin ilki güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanlara dabbetu`l-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir. İbnu Amr İbnu`l-As – Kütübü sitte hadis no: 5047
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Mescidler hakkında övünme olmadan kıyamet kopmaz. Enes – Kütübü sitte hadis no: 5523
Resulullah (sav) buyurdular ki: Herc atmadıkça kıyamet kopmaz!” buyurmuşlardı. (Yanındakiler): “Herc nedir ey Allah`ın Resulü?” diye sordular. “Öldürmek! Öldürmek!” buyurdular. Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 5023
Ebu Sâid radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Ruhumu kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun ki, vahşi hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, kişiye kamçısının ucundaki meşin, ayakkabısının bağı konuşmadıkça, kendinden sonra ehlinin ne yaptığını dizi haber vermedikçe Kıyamet kopmaz. Tirmizi, Fiten 19, (2182).
Peygamber (sav) buyurdular ki: Ben kıyametin kopacağı aynı saatte gönderildim. Ancak, şunun şunu geçmesi gibi ben kıyamet saatini geçip biraz evvel geldim!” buyurdular ve orta parmağı ile şehadet parmağını gösterdiler. Müstevrid İbnu Seddad el-Fihri – Kütübü sitte hadis no: 5026
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Zaman yakınlaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, haftada bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur. Tirmizi, zühd 24, (2333).
Resulullah (sav) şöyle buyurdular: Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: “Herhalde savaşı ben kazanacağım” der. Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 5040
Peygamber (sav) buyurdular ki: Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat davaları birdir. Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 5021
İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Kıyamet sâdece şerir insanların üzerine kopacaktır!” buyurdular. Müslim, Fiten 131, (2949).
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz. Huzeyfe – Kütübü sitte hadis no: 5022
“Hicaz bölgesinden bir ateş çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bu ateş Busra`daki develerin boyunlarını aydınlatacaktır.” Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 5027
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teâla hazretleri ipekten daha yumuşak bir rüzgârı Yemen’den gönderir. Bu rüzgâr, kalbinde zerre miktar iman bulunan hiç kimseyi hariç tutmadan hepsinnin ruhunu kabzeder.” Müslim, İman 185, (117).
Peygamber (sav) buyurdular ki: “Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır.” Enes – Kütübü sitte hadis no: 5037
Resulullah (sav) buyurdular ki: “Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah`ın elçisi olduğunu zanneder.” Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 5031
Resulullah (sav): “Ben kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim!” buyurdular ve şehadet parmağıyla orta parmağını yanyana gösterdiler. Sehl İbnu Sa`d – Kütübü sitte hadis no: 5025
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “İnsanların dünyaca en bahtiyarını adi oğlu adiler teşkil etmedikçe kıyamet kopmaz.” Huzeyfe – Kütübü sitte hadis no: 5036
Resulullah (sav) şöyle buyurdular; “Bu ümmette dört (büyük) fitne olacak. Sonuncusunda kıyamet kopacak!” İbnu Mesud – Kütübü sitte hadis no: 4774
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Güneş ve Ay kıyamet günü sarılırlar.” Ebu hureyre – Kütübü sitte hadis no: 1694
Resulullah (sav) şöyle buyurdular; İstanbul`un fethi kıyamet anında olacaktır. Enes – Kütübü sitte hadis no: 5045
Resulullah (sav) şöyle buyurdular; “Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz.” [Buharî, Cihad 95, 96, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizî, Fiten 40, (2216); Nesâî, Cihad 42, (6, 45).]
Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “İnsanların dünyaca en bahtiyarını âdi oğlu âdiler teşkil etmedikçe Kıyamet kopmaz.” Tirmizi, Fiten 37, (2210).
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır.” Müslim, İman 234, (148); Tirmizi, Fiten 35, (2208).
Abdullah İbnu Büsr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Melhame ile Medine’nin fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccâl çıkar.” Ebu Davud, Melahim 4, (4296); İbnu Mace, Fiten 35, (4093).
Hz. Enes radıyallahu anh dedi ki: “İstanbul’un fethi Kıyamet anında olacaktır.” Tirmizi, Fiten 58, (2240).
Sahiheyn’de gelen bir diğer rivayette: Kahtan’dan, insanları değneğiyle idare eden bir adam çıkmadıkça Kıyamet kopmaz” buyrulmuştur. Buhari, Fiten 23, Menâkıb 7; Müslim, Fiten 60, (2910).
Devs kabilesinin kadınlarının kıçları, Zü’l-Halasa putunun etrafında titremedikçe Kıyamet kopmaz. Zü’l-halasa, Devslilerin cahiliye devrinde tapındıkları (Tebâle’deki) puttur. Buhari, Fiten 23; Müslim, Fiten 51, (2906).
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça Kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: “Herhalde savaşı ben kazanacağım” der.” Buhari, Fiten 24, Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Dâvud, Melahim 13, (4313, 4314); Tirmizi, Cennet 26, (2572, 2573).
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, yanındaki cemaate konuşurken, bir adam gelerek: “(Ey Allah’ın Resûlü!) Kıyamet ne zaman kopacak?” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm konuşmasına devam etti, sözlerini bitirdiği vakit: “Sual sâhibi nerede?” buyurdular. Adam: “İşte buradayım ey Allah’ın Resûlü!” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Emanet zâyi edildiği vakit Kıyameti bekleyin!” buyurdular. Adam: “Emanet nasıl zâyi edilir?” diye sordu. Efendimiz: “İş, ehil olmmayana tevdi edildi mi Kıyamet’i bekleyin!” buyurdular. Buhari, İlm 2, Rikâk 35.
Beytu’l-Makdis’in imârı Yesrib’in harabıdır. Yesrib’in harâbı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul’un fethidir, İstanbul’un fethi Deccâl’in çıkmasıdır!” buyurdular. Sonra elini (Resûlullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hz. Muâz’ın) dizine vurdular ve: “Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman hak olduğu gibi” buyurdular.” Hz. Muaz burada kendisini kasdetmektedir. (Yani Aleyhissalatu vesselam’ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu Cebel radıyallahu anh’tır.) Ebu Davud, Melahim 3, (4294)
İbnu Amr İbnu’l-As radıyallahu anhümâ anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Çıkış itibariyle, Kıyamet alametlerinin ilki güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanlara dabbetu’l-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir. Müslim, Fiten 118, (2941); Ebu Dâvud, Melahim 12, (4310).
Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!” buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) “Ey Allah’ın Resûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı: -Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse, -Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman, -Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman. -Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği; -Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; -Mescidlerde (rıza-yı ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman. -Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; -(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; -(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği; -İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği; -(San’at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; -Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi) bekleyin. Tirmizi, Fiten 39, (2211)
İbnu Zuğb el-Eyâdi anlatıyor: “Abdullah İbnu Havâle el-Ezdi radıyallahu anh’ın yanına indim. Bana: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bizi, ganimet alalım diye yaya olarak gönderdi. Biz de döndük ve hiçbir ganimet elde edemedik. Yorgunluğumuzu yüzlerimizden anlayıp, aramızda doğrularak: “Ey Allah’ım, onları bana tevkil etme; ben onları üzerime almaktan âcizim! Onları kendilerine de tevkil etme, bu işten kendileri de acizdirler. Onları diğer insanlara da tevkil etme, kendilerini onlara tercih ederler!” buyurdular. Sonra elini başımın üstüne koydu ve: “Ey İbnu Havale! Hilafetin (Medine’den) Arz-ı Mukaddese’ye (Suriye’ye) indiğini görürsen, bil ki artık zelzeleler, kederler, büyük hâdiseler yakındır. O gün Kıyamet, insanlara, şu elimin, başına olan yakınlığından daha yakındır” buyurdu.” Ebu Davud, Cihad 37, (2535).
Kıyamet Alametleri Hadisleri Konumuzdan sonra sitemizde bulunan KIYAMET ile ilgili diğer konularımıza da bakabilirsiniz… Semih YAŞAR
Mihail Sergeyeviç Gorbaçov (D.2 Mart 1931) Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği devlet adamı. 1985'ten 1991'e kadar…
Selam dostlarım, konumuzda Mükafat ve ödül ile ilgili söylenmiş güzel sözler, Ödül ve Ceza ile…
Selam Dostlarım, Konumuzda Alim ile ilgili Ayetler, Alimler ile ilgili Ayetler, Âlimlerin Fazîletine Dair Âyet-i…
Selam dostlarım, konumuzda Barış ile ilgili Sözler, Kısa, Dünya Barış sözleri, Barış ile ilgili şiirler,…
Albert Camus Sözleri Albert Camus (1913-1960), Cezayir doğumlu Fransız yazar, filozof ve gazeteci olarak tanınan…
Selam Dostlarım, Konumuzda; Peygamber Sav. Efendimizin Merhamet ile ilgili hadisler arapça, Kadına merhamet ile ilgili…
View Comments
İstanbul`un fethi kıyamet anında olacaktır. Bu hadis sahih mi kütübü sitte yazıyor