Ramazanın düşündürdükleri

Ramazanın düşündürdükleri

Kainatta hiçbir işin şans eseri, tesadüf olamayacağını hocalarımızdan defalarca dinledik, biz de bazen duyduk bazen de gözlerimizle şahit olduk.

Bugünler mübarek günler. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan aydayız. Bu mübarek ay Kur’an ayıdır, yardımlaşma ayıdır.

Ağustos ayının sıcak günlerinin ardından aylardır İstanbul’a yağmayan yağmur nihayet bugün kendini gösterdi. Evliyalar şehri İstanbul’a yağan yağmuru seyrederken on gündür tutmaya çalıştığımız oruçlarımızın kabul edilmesi için dualar ediyor, yağdırılan rahmetin rahmetinden nasiplenmeye çalışıyoruz.

Ramazanın ikinci on günü başlangıcında yağan yağmur rahmetin devam ettiğini, bugünlerde daha fazla mağfiret olunacak işler yapmaya çaba göstermemiz gerektiğini anlatıyor.

Afrika’da 40 milyonun üzerinde insanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, her üç Afrikalıdan birinin yetersiz beslendiği, Doğu Afrika ülkelerinin son 60 yılın en büyük kuraklığını yaşadığı, özellikle Somali, Etiyopya, Kenya, Eritre, Tanzanya, Uganda ve Burundi’de de etkisini gösteren bu kuraklığın başta çocuklar olmak üzere binlerce insanın yaşamını tehdit ettiğini hepimiz görüyor, biliyoruz.

Ramazanın ilk günlerinden itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının Türk Diyanet Vakfı ile ortaklaşa başlatmış olduğu yardım kampanyasının yanında kimseyokmu , denizfeneri, İhh, yardımeli ve cansuyu gibi yardım derneklerimizin kampanyalarıyla fitre ve yardımlarını Afrika’ya göndermeye gayret gösteren milletimiz adeta Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in: “merhamet etmeyen kimseye merhamet olunmaz” (1) uyarısıyla merhamet olunacağı ayda kendilerinden kilometrelerce uzaktaki insanların çığlıklarını duymuş, rahmet ve merhamet kanatlarıyla onlara ellerini uzatmıştır.

Mübarek ramazanın rahmet günlerinin ardından mağfiret günlerine girdiğimiz bu günlerde mağfiretimize sebep olabilecek işler yapmamız gerekmektedir. Bu özel günlerde bağışlanmak adına fırsatları değerlendirmeliyiz. ailemizde ve etrafımızda bağışlamamız gereken insanlar varsa onları en güzel içten şekilde bağışlamalıyız ki yüce yaratıcı bizlere mağfirette bulunsun. Abdullah bin Ömer`in (r.a.) rivayetine göre Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam, iftar vakitlerinde şu duayı sık sık tekrar ederlerdi: “Ya Rabbi, her şeyi kuşatan rahmetinin hakkı için beni af ve mağfiret eyle.” (2)

Oruçlunun duasının kabul olacağını bildiren Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar: “Üç kişinin duası geri çevrilmez: Adaletle hükmeden hakimin, iftar edinceye kadar oruçlunun ve mazlumun. (3) ayrıca “Oruçlunun iftar vaktindeki duası reddedilmez.” (4) diyerek bizi yaratıcıya daha da yaklaştıracak ve mağfiretine sebep olacak duaları en güzel şekilde yapmayı ihmal etmemeliyiz.

1– Sahihi buhari hadis no:1978

2- İbni Mâce, Sıyam,48.

3- İbni Mâce, Siyam:,48.

4- Tirmizi,Daavat,129.

www.dostkelimeler.com

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar

  Sitemize abone olabilirsiniz...