Muhammed BOZDAĞ
Muhammed  BOZDAĞ
mbozdag@yetenek.com
Her yılbaşında Batı´yı taklit çılgınlığında yokuz!
  • 01 Ocak 2013 Salı
  • +
  • -

Her yılbaşında Batı´yı taklit çılgınlığında yokuz!

Geçen yıl Almanya’nın Duisburg kentinde düzenlenen kitap fuarına katılmıştım. Şehirde gezinirken en fazla on Hıristiyan evinden birinin pencerelerinde yılbaşına hazırlık süslemeleri yapıldığını gördüm. Sokaklar boştu; sessizdi. Gece yarısı olunca da mahallelerden tek tük havai fişek sesleri geldi. Yapayalnız ve heyecansız bir milletin küçük bir kısmının yılbaşını kutladığını fark ettim.

İki gün sonra Türkiye’ye döndüğümde gördüğüm manzara inanılmazdı. Bütün büyük caddeler ve neredeyse bütün mağazalar süslenmişti. Adeta yarı buçuk bir Hıristiyan memleketten gerçek, içten, inanmış bir Hıristiyan memlekete gelmişim gibi bir haldi gördüğüm.

Bu neyin nesiydi böyle! Hıristiyanlar bile Noel baba efsanesine bu denli itibar etmezken bizim sokaklarımızda sakallı Noel babalar dolaşıyor; hatta Noel analar, Noel bacılar türüyor. Daha bu sabah işe gelirken, benzincinin kapısında pamuk sakallı Noel babanın müşteri çekmeye çalıştığını gördüm. Mahallemize girerken birçok dükkânın önünde şişme Noel babalar görüyorum. Müslüman mahallesinde hangi inancın bayram havası estiriliyor? O yerlerden alışveriş yapmak bir Müslümana helal midir gerçekten? Diyanet cevap versin!

Biz fakir çocukları beslensin diye kurban keserken katliam yaygarası koparanlar bu gece içki eşliğinde tüketilmek için kesilen 400 bin hindi ve yüzbinlerce çam fidanı hakkında neden gazetelerinde ses çıkarmıyorlar? Neredeyse hepimiz Hıristiyan adetlerini yaşatmaya koyulduk; peki kaç Hıristiyan bizim gibi Ramazan kutladı ve Kurban kesti? Hıristiyanlara saygımız var tamam; geleneklerini yaşatsınlar tabii ki ama biz Hıristiyan mıyız? Onlar bizimkini taklit etmedikleri gibi, izin vermiyorlar doğru dürüst kurban kesmemize, aşağılıyorlar. Bizim yaptığımız ne? İşin temelini iyi anlayalım:

“Bu Kur’an var olduğu sürece, Avrupa, Müslüman Doğu’ya hâkim olamaz.” sözü İngiliz eski Dışişleri Bakanı Lord Gladiston’a aittir. Papa II. Jean Paul’ün “Birinci binyılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı, ikinci binyılda da Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü binyılda ise Asya’yı Hıristiyanlaştıralım.” Dediği rivayet edilir. Hedef elimizden Kuranı almak ve bizi Hıristiyanlaştırmaktır. Bunu da önce Kuran ile olan bağlarımızı birer birer keserek ve bizi başka bir medeniyete bağlayarak başarıyorlar.

Yıllardır yaşananlara bakar mısınız? İkide bir Peygamberimize (asm) hakaretleri getirirler gündemlerine. İkide bir Kuran aşağılanır; İslam’a ve Kurana iftiralar atılır. Sistemli şekilde bir savaş yürütülür Müslümanlığa karşı ve İslam’ın adetleri, gelenekleri küçümsenir. Kimisi Kurbana takar kafayı, kimisi sünnet geleneğine ve biz çoğunlukla kurbanlık koyun gibi sessizce izleriz olup bitenleri…

‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ havasında uyarız kalabalığa; oysa milletçe tümümüzün bindiği gemi batırılıyor. İlahi adalet bir kez daha Batının ayakları altında ezilmemize izin verirse sebep olarak bu duyarsızlığımız yeterlidir sanırım.

Şu iki hadis başımıza geleni ve gelmeye hazırlananı çok iyi açıklıyor bence: “Siz, kendinizden önceki (Yahudi ve Hıristiyanların) yoluna, muhakkak tıpatıp uyacaksınız. Öyle ki onlar bir kertenkele deliğine girseler, siz de muhakkak o deliğe gireceksiniz.” “-Yakında düşman milletler, yiyicileri çanaklarına çağırdıkları gibi toplanıp mallarınıza üşüşecekler. –Biz o gün azınlıkta mı olacağız ey Allah’ın elçisi? -“-Hayır, aksine siz o gün kalabalıksınız, fakat selin önündeki çerçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden size karşı korkuyu kaldıracak ve sizin kalbinize vehn atacak. –Vehn nedir ey Allah’ın elçisi? –Dünyayı çok sevmek ve ölümü kötü görmektir.’

Yeni yılı kutlamak için Hıristiyan adetlerini taklit etmek zorunda değiliz. Bir şirk geleneği olan Noel’e inanmak, içki içmek, çılgın çığlıklar koparmak, hindi kesmek bizim işimiz değil. Hz. İsa bir yılbaşı gecesi gökten çam ağacına inecek zannıyla çam fidanlarını katletmeyi reddediyoruz. Bizim kutlamamız bağırıp çağırmayla değil; secdeyle, duayla, yaklaşan ölüme hazırlık durumumuzu tefekkürledir.”

-Her yeni yılda Batıyı taklit sarhoşluğunda yokuz!

 

Her yılbaşında Batı´yı taklit çılgınlığında yokuz! – Dr. Muhammed Bozdağ yazısından sonra değerli yazarımızın diğer yazılarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz… Semih YAŞAR

MUHAMMED BOZDAĞ yazıları için tıklayınız….

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?