Dünden Bugüne Milli Eğitim

Dünden Bugüne Milli Eğitim

Dünden Bugüne Milli Eğitim
Milli eğitimdeki gelişmeler çoğu kişi tarafından göz ardı ediyor. Türkiye eğitimde önemli hamleler yaptı.

Yuva-Kur‘un davetlisi olarak Adana, Kozan, Tufanbeyli ve Feke‘de “Ailede İleteşim Sanatı, Yüreğini Ateşle, Camilerde Kadınlarımızı ve Çocuklarımız, Okulda Başarı İçin Motivasyon, Okulda Eğitimin Kalitesini Yükseltme Sistemi” konulu konferanslar verdim. 10 günde 27 konuşma yaptım. Öğrencilere Hans, Abraham, Yakop, Elizabet, Marya ile yarışın onlardan hiçbir eksiğiniz yok, dedim. Öğrenciler cesaretle dünya ile yarışma kararı verdiler.

Öğretmenler ve okul yöneticileri ile eğitim kalitesi üzerine kafa yorduk. Önceki gün Feke Öğretmenevi’nde misafir oldum. Orta, lise ve imam hatip ortaokulu ve lisesi öğrencileri ile sohbet ettim. Büyük hedefler seçmelerini, önce kendilerini geçmelerini, sonra da başarılı insanlarla yarışmalarını söyledim. Gençler tereddütsüz, yarışırız, dediler.

Her okulda mescit var. Öğretmenevi mescidi küçük bir oda, güzel bir halı ile döşeli.

1971 yılında Konya Erkek Lisesi‘ni bitirdim. Okulu yatılı okudum. Mescidimiz yoktu. Merdiven altında gazete üzerinde namaz kılardım. Bodrum katta 2-3 metre karelik küçük bir oda vardı, orada ders çalışırdık. Bir ara iki seccade serdik, namaz kılıyorduk. Kapının üzerine lüzumsuzun biri “mescit” yazmış.

Okul müdürü “Ayı Nail” nasılsa bodruma inmiş ve yazıyı görmüş. Kükremiş:

“Kim burayı mescit yapı, burası irtica yuvası mı?”

Mescidin anında kapatıldığını söyleyeyim.

28 Şubat 1997-2001 yılları arasında okullarda merdiven altında namaz kılan öğrenciler resimlendi, irtica hortladı diye Ali Kırca, Uğur Dündar gibi şöhretli gazetecilerin sunduğu haber programlarında lince tabi tuttuldular.

Bugün bütün okullarda mescit var. Konferans için gittiğim her okulda namaz vakitlerinde namaz kılabildim. Okul yöneticileri bu konuda son derece duyarlı.

1969-70 öğretim yılında okullara seçmeli din dersi konmuştu. 25-30 sınıflık lisede bir sınıflık öğrenci dersi seçmişti. Çarşamba günü öğleden sonra okul tatildi. Din dersini seçenler, öğleden sonra iki saat ders görürdük.

Bugün bütün okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersi var. Bütün okullara seçmeli Kur’an, siyer, temel dini bilgiler dersi kondu.

26 Şubat 2001‘de Eyüp İmam Hatip Lisesi kız öğrencilerine başörtüsü yasağı gelmişti. Başörtülü öğrenciler okula alınmadı. Bir dönem kız öğrenciler yasağı protesto ettiler, ben de onları destekledim. Benim okuldaki dersime son verildi, kızlar sene kaybettiler.

Salı günü Kozan Kız İmam Hatip Lisesi öğrencilerine hitap ettim, üstün Müslüman olun, derslerden yüksek not alın, dünya ile yarışın, dedim. Öğrenciler heyecanla dinlediler; başarılı, bilgili, ahlaklı, üstün Müslüman olma kararı aldılar. Kızların çoğu başörtülü idi.

2000-2001 eğitim öğretim yılında Ecevit Başbakan, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz başbakan yardımcısı iken 26 öğretmen arkadaşım başörtülü oldukları için meslekten atıldılar.

Bugün bütün okullarda ve kamu kurumlarında isteyene başını örtebiliyor.

Karaciğerin On Vazifesi ve Allah

1968-69’da lise birinci sınıfa gidiyordum. Biyoloji öğretmenimiz karaciğerin görevlerini anlattı, bu görevleri 10 madde hâlinde tahtaya yazdı, biz de deftere geçtik.

Ben el kaldırdım ve şu soruyu sordum:

“Öğretmenim karaciğer bir et parçası. Vücuda giren şekeri kontrol ediyor, fazlasını depo ediyor, az geldi mi depodan harcıyor. Buna benzer on vazifeyi nasıl yapıyor? Aklı var mı yoksa bunları ona yaptılar bir güç mü?”

Bütün sınıf dikkat kesildi. Herkes öğretmene bakıyordu. Öğretmenimiz şık giyimli, yakışıklı biriydi, pantolonu her zaman ütülü olurdu. Gözlerini bana dikti, bir zaman baktı:

“Ali, haydi Allah diyelim!” deyiverdi.

Cuma Kılan Biricik Öğretmenden Cemaate

Sınıfta öğretmenler Allah kelimesini telaffuz etmezlerdi. Biyolojici istemese de Allah demek zorunda kalmıştı.

Adana’da Anadolu liseleri, imam hatip liseleri ve ortaokullarında konferanslar verdim. İlim öğrenmeyi, çalışmayı, yükselmeyi, erdemli olmayı emreden âyetler okudum. Herkesin çok hoşuna gitti.

1970 yılında lisede okurken bir tek öğretmenimiz cuma namazına giderdi. Deney patlattığı için saf bir adamdı, robot derdik.

Bugün her okulda nerdeyse bir cami cemaati kadar öğretmenimiz namaz kılıyor. Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası Eğitim-Bir-Sen cuma saatinin tatil olmasını istiyor.

Ülke nerden nereye geldi.

Bilim ve Teknoloji Sınıfları

2002 yılında hiçbir sınıfta bilgisayar yoktu. Bugün her sınıfta bilgisayar, projeksiyon cihazı var. Pek çok sınıfa akıllı tahta takıldı. Dersleri görsel işlemek, işlenen dersi kaydetmek mümkün, öğrenciler anlatılanları tablete kaydedebilir ve evde tekrarlayabilir.

Türkiye çağ atladı.

1971 yılında üniversite sınavlarına girdiğimde Türkiye’nin dört ilinde üniversite vardı. Ankara, İzmir, İstanbul, Erzurum. Bugün üniversite olmayan il yok. Ülkede 192 üniversite bulunuyor.

Mecburi eğitim süresi 5 yıldan 12 yıla çıkarıldı.

2001 yılında bin kişi senede 7 kitap okurdu. 2014 yılında bir kişi 7.3 kitap okudu.

Ak Parti iktidarında eğitim harcamaları, askerî harcamaları geçti. Eğitim kalite kazandı, kazanıyor, daha iyisi yapılacak, yarınlar daha iyi olacak, inşallah.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin...
instagram logo

İnstagram

facebook logo

Facebook

twitter logo

Twitter

google plus logo

Google + 

youtube logo

Youtube 

pintrest logo

Pinterest 

Tumblr logo

Tumblr

Linkedin logo

Linkedin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Kategoriler
Sponsorlu Bağlantılar