Yemin ile ilgili hadisler

Yemin ile ilgili hadisler
Paylaş
 

Yemin ile ilgili hadisler

Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, aziz ve celil olan Rabbimiz yemin kefaretini indirinceye kadar yaptığı yeminlerinde hiç hanis olmadı. Ayet inince dedi ki: “Artık, bir yemin edip, sonra aksini yapmanın daha hayırlı olduğunu görecek olsam, (yeminim yerini bulsun diye direnmem) derhal daha hayırlı gördüğüm hususu yapar, yeminim için de kefaret öderim.” Hz. Aişe – Kütübü sitte hadis no: 5828

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Ben, Allah`a yemin ederek söylüyorum: İnşaallah, herhangi bir şeye yemin edilince, yeminin aksini yapmayı daha hayırlı görecek olsam, yeminimi kefaretler, hayırlı gördüğüm şeyi yaparım.” Ebu Musa – Kütübü sitte hadis no: 5827

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsin.” Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5826

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Süleyman aleyhisselam (bir gün): “Bugün, kesinlikle doksan kadınıma uğrayacağım. Hepsi de Allah yolunca cihad edecek bir yiğit doğuracak!” dedi. Arkadaşı (veya melek) ona: “İnşaallah de bari!” uyarısında bulundu. Ama Hz. Süleyman inşaallah demedi. Söylediği gibi, o gün, bütün hanımlarına uğradı. Kadınlardan sadece biri hamile kaldı. O da yarım insan doğurdu.” “Resulullah (sa) sözüne devamla: “Nefsimi elinde tutan Zat`a yemin olsun! Eğer Süleyman aleyhisselam “İnşaallah” demiş olsaydı hepsi de Allah yolunda atlı olarak cihad eden çocuklara sahip olacaktı” buyurdu. Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5825

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Kim yemin eder ve “inşaallah” derse istisna yapmış olur. Dilerse rücu eder, dilerse hanis olması mevzubahis olmadan terkeder.” İbnu Ömer – kütübü sitte hadis no : 5824

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Şu minberimin yanında kim günaha sebep olan bir yemin ederse, hatta bu, yeşil bir misvak çubuğu için dahi olsa, mutlaka cehennemdeki yerini hazırlamış olur.” Cabir – Kütübü sitte hadis no: 5823

Resulullah (sa)`a bir Yahudi uğradı ve: “Siz Müslümanlar Allah`a benzerler koşuyor ve sirke düşüyorsunuz ve diyorsunuz ki: “Allah istedi ben de istedim.” Yine diyorsunuz ki: “Ka`be`ye yemin olsun!” Bunun üzerine Resulullah (sa) Ashab`a, yemin etmek istedikleri zaman “Ka`be`nin Rabbına kasem olsun!” demelerine ve: “Allah istedi sonra da ben istedim” demelerini emretti. Katile Bintu Sayfi – Kütübü sitte hadis no: 5815

Yemin ettiği zaman Resulullah (sa)`ın yemini: “Hayır! Allah`a istiğfar ederim ki…” şeklindeydi. Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5814

Resulullah (sa) yeminde mübalağa edince: “Hayır! Ebu`l-Kasım`ın nefsini elinde tutan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun ki…” derdi. Ebu Said- Kütübü sitte hadis no: 5813

Resulullah (sa)`ın yaptığı yeminlerin çoğu şöyleydi: “Kalpleri çeviren Zat`a yemin olsun, hayır!” İbnu Ömer – kütübü sitte hadis no : 5812

Resulullah (sa) yemin teklif ettiği bir kimseye şöyle söyledi: “Haydi! Kendinden başka ilah olmayan Allah`a kasem ederek o kimsenin yani iddia sahibinin sende hiçbir şeyi olmadığına yemin et!” İbnu Abbas – Kütübü sitte hadis no: 5811

Bir grup kimse, bazı şeyleri tezekkür ediyorduk. Ben o sırada cahiliyeden yakın zamanda çıkmıştım. “Lat ve Uzza`ya kasem olsun!” diyerek yemin ediverdim. Arkadaşlarım bana: “Söylediğin şey ne fena! Çirkin bir söz ettin!” dediler. Ben hemen Aleyhissalatu vesselam`a gelip durumu anlattım: “Allah`tan başka ilah yoktur, o tektir, şeriksizdir. Arz ve semanın mülkü O`na aittir. Bütün hamdler de O`nadır, O her şeye kadirdir!” de! Sol tarafına üç kere üfle. Taşlanmış şeytandan Allah`a sığın, sonra bir daha (bu çeşit yemine) dönme!” buyurdular. Sa`d İbnu Ebi Vakkas – Kütübü sitte hadis no: 5835

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Sizden kim yemin eder ve yemininde: “Lat ve Uzza`ya kasem olsun!” derse hemen “Lailahe illallah!” desin. Kim de arkadaşına: “Gel seninle kumar oynayalım” derse hemen (birşeyler) tasadduk etsin!” Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5834

Resulullah (sa): “Biz öne geçecek sonuncularız!” buyurdular. Keza: “Birinizin ailesine karşı yaptığı yemininde inadlaşması, Allah nazarında Rab Teala`nın farz kıldığı kefareti ödemesinden daha ağır bir günahtır!” buyurdu. Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5833

İki kişi Resulullah (sa)`ın huzurunda murafaa olundular. Resulullah (sa) müddeiden (davacıdan) beyyine (delil, şahid) talep etti. Adamın beyyinesi yoktu. Bunun üzerine davalıdan yemin talep etti. O, kendisinden başka ilah bulunmayan Allah`a kasem etti. Resulullah (sa) “Hayır, sen (iddia edileni) yaptın. Velakin Lailahe illallah sözündeki ihlas sebebiyle mağfiret olundun!” buyurdu. İbnu Abbas – Kütübü sitte hadis no: 5832

Resulullah (sa)`a gitmek üzere yola çıkmıştık. Beraberimizde Vail İbnu Hucr radıyallahu anh da vardı. Yolda onu, bir düşmanı yakaladı. Herkesi yemin etmeye zorladılar. Ben, “o, kardeşimdir” diye yemin ettim. Bunun üzerine onu serbest bıraktılar. Resulullah`a gelince olup biteni anlattım. “(Önümüzü kesen) grup herkesi yemine zorladı, ben de onun kardeşim olduğuna yemin ettim” dedim. “Doğru söylemişsin, Müslüman Müslümanın kardeşidir!” buyurdular. Süveyd İbnu Hanzala – Kütübü sitte hadis no: 5831

Şu ayet kişinin kullandığı “Vallahi hayır!” “Billahi evet!” gibi sözler sebebiyle nazil olmuştur. (Mealen): “Allah yeminlerinizde kasıtsız olarak yanılmanızdan dolayı sizi mes`ul tutmaz, fakat ettiğiniz yeminleri bozmanızdan dolayı sizi mesul tutar. Bozulan bir yeminin kefareti ise…” (Maide 89). Hz. Aişe – Kütübü sitte hadis no: 5830

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Yemin, yemin isteyenin niyetine göredir” [Bir diğer rivayette: “Senin yeminin arkadaşının seni kendisiyle tasdik ettiği şeye göredir” denmiştir.] Ebu Hüreyre – Kütübü sitte hadis no: 5829

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Kim Müslüman bir kimsenin hakkını, yemini ile ele geçirirse artık onun için cehennem vacib olmuştur. Allah Teala ona cenneti de mutlaka haram kılmıştır.” “Ey Allah`ın Resulü! Az bir şey olsa da mı?” diye sormuşlardı. “Misvak ağacından bir çubuk bile olsa!” cevabını verdi. İyas İbnu Sa`lebe el-Harisi – Kütübü sitte hadis no: 5822

Resulullah; “Kim Müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (Kıyamet günü) Allah`la karşılaştığında O`nu kendisine karşı gadablanmış bulur!” buyurdular. Sonra Resulullah (sa), bu sözlerini tasdik eden ayetleri Allah Teala`nın kitabından okudular: “(Ahirzaman peygamberine iman hususunda) Allah`a verdikleri ahdi ve ettikleri yemini, az bir dünya malı karşilığında değiştirenlere gelince, onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Kıyamet gününde Allah onlara ne bir hitapta bulunur, ne rahmetiyle nazar eder ve ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı pek acı bir azabtır” (Al-i İmran 77). İbnu Mes`ud – kütübü sitte hadis no : 5821

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Kim, (mahkeme gereği, yapması icabeden) bir yeminde yalan yere yemin ederse bu yemini sebbebiyle cehennemdeki yerini hazırlamış olur.” İmran İbnu Husayn – kütübü sitte hadis no : 5820

Resulullah (sa) buyurdular ki: “Kim yemin eder ve “…islam`dan beri olayım!” derse, eğer sözünde yalancı ise, dediği gibi olur, yalancı değil de gerçeği söylemişse İslam`a salim olarak dönemeyecektir.” Büreyde – kütübü sitte hadis no : 5819

Biz çocukken, (büyüklerimiz) bizi şehadet ve ahd ile yemin etmekten menederlerdi. İbrahim Nehai – Kütübü sitte hadis no: 5818

Resulullah (sa) buyurdular ki: Kim emanetle yemin ederse bizden değildir!” Büreyde – kütübü sitte hadis no : 5817

Resulullah (sa), Hz. Ömer (ra)`in, babasını zikrederek yemin ettiğini işitmişti: “Allah Teala hazretleri, sizleri babanızı zikrederek yemin etmekten nehyetti. Öyleyse kim yemin edecekse Allah`a yemin etsin veya sussun” buyurdu. İbnu Ömer – Kütübü sitte hadis no: 5816

Facebook Sayfamızı beğenerek bize destek olabilirsiniz.

Bu yazı 233 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun