|
| En son eklenen Söz, Atasözü, Ayet ve Hadisler
|
|
İnsanı yönlendiren aklı aklı yönlendiren vahiy olmalıdır Vahyin sesine kulak veren akıl tevhide erer. kulluğa uleşır, dünyasını ahiret kaygısıyla yaşar.
|
|
Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 21.05.2013
|
|
ben akl'dan isterim delalet,
aklım bana gösterir dalalet
|
|
fuzuli - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 21.05.2013
|
|
FELSEFE ÜZERİNE
Felsefe anlamsızlığı anlamlandırma çabasıdır gitmeyeceğini gidemeyeceğini bile bile. Felsefe hep huzura dinginliğe yönelir. Çünkü sürekli dingin olamayan ve huzursuzdur.
Necip Fazıl usta şöyle yorumlar felsefeyi . Felsefe denince gözümün önüne şöyle bir manzara geliyor. Feza büyüklüğünde bir çuval . Çuval yalnız bir tanesi sağlam, gerisi çürük cevizlerle dolu. İşte felsefe, bu çuvala her defasında elini sokup o sağlam cevizi boş yere arama gayretidir. Gayet tabii olarak, çuvala rastgele dalan her el, her defa bir çürük cevizle çıkacaktır. Fakat her devasında "evreka" diye bağıracaktır. Felsefe birbirinin yanlışını çıkarmaya memur, sonu gelmez ve bir noktada durmaz serseri bir katar. ...ve uçurum yolcusu...dalaletin inkarın ve fikir karmaşasının insana getirdiği hal olarak.tarihi bir sayıklama manzumesi, aldanışlar tablosu.sfıra sıfır elde var sıfırla biten kirli bir yarış, hakikatı kara bir perdeyle örme çabası . O bir ahlak getirmez, getirse bile bunu müeyyideleştiremez.
|
|
Oruç ARUOBA - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 20.05.2013
|
|
İhlas ve istikamet hizmet ehlinin iki vazgeçilmez vasfı olmalıdır. Gerçek bir hizmet ehli olabilmek , Allahu Tealanın kuluna yüce bir lütfudur. Bu yüce nimetin kadri iyi bilinmeli ve yapılan her işte ihlas ve istikamet üzere olmaya çalışılmalıdır. İhlas hizmetin sıhhatinin en mühim şartıdır. İhlasın olduğu yerde tefrika, benlik ve ihtiraslar kaybolur.Böylece nefse pay çıkarma yolu tıkanmış olur, hizmet yolundaki engellerde ortadan kalkar.
|
|
OSMAN NURİ TOPBAŞ - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 20.05.2013
|
|
"Dört şey devam ettiği müddetçe din ve dünya , huzur ve selametle ayakta duracaktır. 1-Zenginler cimrilik etmedikçe 2-Alimler bildikleriyle amel ettikçe 3-Cahiller bilmedikleriyle kibirlenmidikçe
4-Fakirler ahiretlerini dünyaya satmadıkça
|
|
hz. Ali r. anh. - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 20.05.2013
|
|
Deha.imkansız olanda,mümkünü sezebilmektir gemilerin karadada yüzebileceğini sezmek mehmetlerden birini fatih yapar.
|
|
necip fazıl kısakürek - Ekleyen : ramazan bayrak Eklenme Tarihi :- 17.05.2013
|
|
Hoş görmek faziletin zirvesidir
Bakın ne diyor Hocaefendi: “Hoş görmek, faziletin zirvesidir. Dinin dinamiklerine aykırı olmamak kaydıyla insanın kendi yorumlarına ters düşen şeyleri hoş görmesi fazilettir.” İki kısa cümle içinde çok net bir şekilde düşüncesini ifade ediyor. Hoş görme fazilettir diyor; böylece onu müsbet manada kullandığını belirtiyor. Mefhum u muhalif denilerek yapılan felsefi izahlarla kazandırılan ya da Batılıların kastettiği manayı değil. İkincisi “dinin dinamiklerine aykırı olmamak kaydıyla” diyor.
Bir başka vesile ile bu düşüncesini daha net bir şekilde anlatır Hocaefendi. Der ki: “Dinin temel kaynaklarına aykırı olmamak kaydıyla içtihad, istinbat, istihsan, maslahat-ı mürsele gibi zamanın yorum alanı içinde olabilecek şeylerde bana ters gelen, nâhoş gelen şeyleri hoş görmek lazım. Ama mesele dinin temel disiplin, usul ve ümmehâtına aykırı ise tabii ki orada hoşgörü olamaz.”
Ne kazandıracak bize bu yaklaşım diyebilirsiniz? Farklı zeminlerde dile getirdiği birkaç kazanımı aktarayım. “Hoş görmeyi başarabilmiş insanlar, bütün hayatlarını sevgi, şefkat ve kucaklama ile örgülemiş olurlar.” “İnsan kendini böyle hoş görmeye bağlayınca bir taraftan vahdet-i ruhiye tesis etmiş olur, diğer taraftan gücünü, kuvvetini ilâ etmek istediği şeye sarf eder ve fikren dağılmaz. Yoksa güftü gu ile fikri, aklı, mantıki kabiliyetlerini dağıtıverir.” “…Evet, hoş görmek esas olmalı… en azından nâhoş görmemeli... hiç olmazsa nâhoş görülen şeyleri sindirmeli ve başka şekilde birilerine karşı değerlendirmemeli... yüzlerine çarpmamalı... gerilime sebebiyet vermemeli... sinelerde mekni gayzı, kini, nefreti tetiklememeli… boş yere insanları birbiriyle vuruşturmamalı…” Ve son iktibas: “Toplumumuz çok yaralı… Toplumun bünyesi metastaz olmuş bir kanser hastası gibi… Ne kemoterapi ne de radyoterapi fayda vermez buna. Buna fayda verecek şey mülayemettir, hoşgörüdür, diyalogdur ve şefkattir.”
Son sözü Kur’an söylesin; “İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki candan sıcak bir dost oluvermiştir.” (Fussilet, 41/34)
|
|
FETHULLAH GÜLEN - Ekleyen : KEVSER Eklenme Tarihi :- 17.05.2013
|
|
Maddeden manaya geçmek her babayiğidin harcı değildir. yürekle -aklın ittifakı gerek,gayret-halis niyet gerek.Amma asıl Allahın lütfu gerek. isteki versin vermek istemeseydi istemeyi vermezdi.
|
|
bilinmiyor - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 16.05.2013
|
|
Allah gayretleri sever . Keza gayretlerin arkasındaki niyetlerde önemlidir. Şayet niyetler samimi ise gayretlerin yetmediği yerde Nasrullah devreye girer.
|
|
bilinmiyor - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 16.05.2013
|
|
Hakikatin bir damlası ile koca bir deryası aynıdır gerisi ise teferruattır.
|
|
bilinmiyor - Ekleyen : kevser Eklenme Tarihi :- 16.05.2013
|
|
|
|
|