Misafir ile ilgili hadisler

Paylaş
 

Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır.” Ebu Davud, Et’ime 5, (3749)

Avf İbnu Malik radıyalluhu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü dedim, ben bir adama uğrasam, o beni ağırlamasa sonra o bana uğrasa ben ona yaptığını yapayım mı?” “Hayır! dedi, sen onu ağırla!” Bir gün Resûlullah aleyhissalatu vesselam beni eskimiş bir elbise içerisinde görmüştü: “Senin malın yok mu (da böyle giyiniyorsun)?” diye sordu. “Allah bana deve, koyun, (sığır, at, köle) her maldan verdi!” dedim. “Öyleyse buyurdular, üzerinde görülmelidir!” Tirmizi, Birr 63, (2007)

Ukbe İbnu Amir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a dedim ki: “Siz, bizi (sefere) gönderiyorsunuz. Bir yere vardığımız zaman, ahalisi ihtiyaçlarımızı görmezlerse ne yapmalıyız?” (Resûlullah bize) Şu cevabı verdiler: Bir kavme inince, onlar misafire davranılması gereken muameleyi size de yaparlarsa ikramlarını kabül edin. Aksi takdirde, misafire yapmaları gereken ikram kadarını onlardan (zorla da olsa) alın.” Buhari, Edeb 85, Mezalim 18; Müslim, Lukata 17, (1727); Ebu Davud, Et’ime 5, (3752); Tirmizi, Siyer 32, ( 1589).

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Bir gece misafir olmak müslümanın hakkıdır. Kim, (bir ev sahibinin) avlusunda sabahlarsa, ağırlanma masrafı, (ev sahibi) üzerine bir borç olur. (misafir) dilerse o hakkını alır, dilerse terkeder (almaz).” Ebu Kerime Kütübü sitte hadis no: 3486

Bir adam Resulullah (sav)`a gelerek: “Ben açlıktan bitkinim!” dedi. Aleyhissalatu vesselam derhal hanımlarından birine (adam) gönderip yiyecek istedi. Ama kadın: “Seni hak ile gönderen Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun yanımızda sudan başka bir şey yok” diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine diğer bir kadına gönderdi. O da aynı şeyi söyledi. Aleyhissalatu vesselam sonunda: “Bu (bitkin) açı kim misafir edip (doyurursa) Allah ona rahmet edecektir!” buyurdu. Ensardan Ebu Talha (ra) denen birisi kalkıp: “Ey Allah`n Resulü! Ben misafir edeceğim!” buyurdu ve onu evine götürdü. Evde hanımına: Yanında yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Hanım: “Hayır, sadece çocukların yiyeceği var!” dedi. Bunun üzerine hanımına: “Sen onları bir şeylerle avut, sonra da uyut. misafirimiz girince, ona sanki yiyormuşuz gibi görünelim. Yemek için elini tabağa uzatınca lambayı düzeltmek üzere kalk ve onu söndur!” diye tenbihatta bulundu. Kadın söylenenleri yaptı. Beraberce oturdular. misafir yedi. Karı-koca geceyi aç geçirdiler. Sabah olunca Aleyhissalatu vesselam`a geldiler. Resulullah (sav), Ebu Talha`ya: “Dün gece misafirinize olan davranışınız sebebiyle Allah Teala Hazretleri taaccüp etti (ve güldü)!” buyurdu ve şu ayet-i kerime nazil oldu. (Mealen): “…Ve kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, onları kendi nefîslerine tercih ederler” (Haşr 9). Ebu Hüreyre ra. Kütübü sitte hadis no: 4459

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.” (Tirmizi, hadis için; “Münkerdir, Hişam İbnu Urve dışında sika biri tarafından rivayet edildiğini görmedik” der) Hz.Aişe Kütübü sitte hadis no:3201

Resulullah (sav)`a evde (bulunması gereken) yataklar zikredilmişti. Şöyle buyurdular: Cabir ra. Kütübü sitte hadis no: 5301

“Kendilerinde fakirlik ve ihtiyaç olsa bile (onları, Muhacirleri) öz canlarından daha üstün tutarlar..” (Haşr, 9) mealindeki ayetle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Ensar`dan birinin evine misafir geldi ve geceyi yanında geçirdi. Ev sahibinin evinde kendisinin ve çocuklarının yiyeceğinden başka yiyecek bir şey yoklu. Hanımına: “Çocukları uyut, ışığı söndur ve mevcut yiyeceği misafire yaklaştır” diye emretti. Bunun üzerine ayet indi. Ebu Hüreyre ra. Kütübü sitte hadis no: 826

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cemaate, Kitabullah`ı en iyi okuyan kimse imam olur. Eğer kıraatte (okumada) herkes eşitse, sünneti en iyi bilen; sünneti bilmede eşitseler, hicret etmede evvel olan; hicrette de eşitseler, yaşça büyük olan imam olur. Kişi misafir olduğu evin sahibine veya (emri altında çalıştığı) sultanına imamlık yapmasın, ev sahibinin baş köşesine izni olmadan da oturmasın.” Ebu Mes`ud el-Bedri ra. Kütübü sitte hadis no: 2792

Yahya İbnu Said, Said İbnu`l Müseyyeb (ra)`ten şunu işitmiştir: “Hz. İbrahim (as), misafir ağırlayan ilk kimse idi. Keza o ilk sünnet olan kimseydi. Bıyığını kesenlerin ilki, saçında aklık görenlerin ilki de o idi. Ak saçları görünce: “Ya Rabbi bu nedir?” diye sormuş; Rabbi de: “Bu vakardır ey İbrahim!” demiş. O da: “Rabbim! Öyleyse vakarımı artır!” diyerek duada bulunmuştur.” (Rezin şunu ilave etmiştir. “Bu sırada Hz. İbrahim 120 yaşındaydı. Bundan sonra 80 yıl daha yaşadı.”) Yahya İbnu Said ra. Kütübü sitte hadis no: 2151

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim Allah`a ve ahirde inanıyorsa, misafirine `caize`sini ikram etsin.” Yanındakiler sordular: “Ey Allah`ın Resulü! Caizesi de nedir?” Aleyhissalatu vesselam açıkladı: “Bir gecesi ve gündüzüdür. misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır. misafire, ev sahibini günaha sokuncaya kadar yanında kalması hoş değildir. Tekrar sordular: “misafir ev sahibini nasıl günaha sokar?” Aleyhissalatu vesselam açıkladı: “Adamın yanında ikamet eder kalır, halbuki kendisine ikram edecek bir şeyi yoktur.” Ebu Şüreyh el-Adevi ra. Kütübü sitte hadis no: 3491

  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun